Karacaoğlan Kimdir? Hayatı, Sanatı, Şiirleri

Halk Şairi Karacaoğlan Kimdir? Hayatı, Sanatı, Eserleri, Şiirlerinden Örnekler

Karacaoglan Kimdir? Hayati, Sanati, Eserleri

Karacaoğlan'ın Hayatı

Din-dışı Halk edebiyatının en büyük ve en ünlü şairi Karacaoğlan'ın hayatı üzerine pek az bilgi vardır.

Yakın zamanlara kadar, bütün araştırıcılar, Prof. Fuat Köprülü'nün görüşüne uyarak Karacaoğlan'ı 17.yüzyılda yaşamış diye gösteriyorlardı. Ne var ki, kimi incelemeciler, Karacaoğlan'ın 16.yüzyılda yaşamış olduğunu kanıtlamışlardır.

Karacaoğlan'ın adının çevresinde oluşan söylentiler ve ona yakıştırılan dizeler, onun şiirlerinde sık sık geçen başka yer adlarıyla, giyim kuşamla ilgili deyimlerle, yerli adet ve geleneklere işaret eden sözlerle birleştirilince, şairin, Güneydoğu Anadolu'da yaşayan Türkmen aşiretleri arasında yetiştiği sonucuna varılır. Zaten, onun şiir geleneğini sürüdüren bölge de orasıdır.

Karacaoğlan, Çukurova'da derlenmiş bir semaisinde adının "Hasan" olduğunu açıklamıştır. Başka bir şiirde adının "Halil" olduğunu bildirmiştir.

Saz şairlerinin gezginci hayat sürme geleneğine uyarak Anadolu'nun Adana, Adıyaman, Ankara, Antep, Aydın, Bayburt, Bor, Bursa, Diyarbekir, Elbistan, Erzincan, Erzurum, Göksun, Hama, İstanbul, Karaman, Kayseri, Keban, Konya, Maraş, Mardin, Niğde, Sivas vb. birçok şehir, kasaba ve köyleri dolaşmış; Rumeli'de Karadeniz kıyısında bulunmuş; Şam, Halep, Bağdat, Basra, Yemen, Mısır, Tunus, Trablus, Cezayir vb.den gitme olanağı bulunmayan Buhara, Çin, Hind vb. gibi yerlerden söz etmiştir.

Ünü, bütün Anadolu'ya, İstanbul'a, Azerbaycan'a, Kırım'a ve Rumeli yakasında Tuna boylarına kadar yayılmıştır.

Halk arasındaki söylentilere ve şiirlerindeki bazı dizelere göre, epey uzun yaşadığı anlaşılmaktadır. 73 ya da 83 yıl yaşadığı tahmin ediliyor. Ahmet Hamdi Efendi'nin anı defterinde, 96 yaşında vefat ettiği yazılıdır.

Doğduğu yer gibi, öldüğü ve gömüldüğü yer de kesin olarak belli değildir.

Şiirlerinden anlaşıldığına göre, Cennet, Döndü, Elif, Emne (Emine), Esme (Esma), Eşşe (Ayşe), Fadime, Hatice, Hörü (Huri), Kamer, Leyla, Meryem, Şerife, Zelha (Zeliha), Zeynep vb. adlı kızları sevmiştir. Tabii, bütün bunların gerçeğe uygun olup olmadığı belli değildir.

Karacaoğlan'ın doğduğu ve öldüğü söylenen yerlerin çeşitliliği; aile adının başka başka oluşu (Sayıloğlu, Çingiroğlu, Rıdvanoğlu); baba adının birbirini tutmaması (Kara İlyas, Kara Ali); kendi adının dahi birbirine uymaması (Hasan, Halil); 17. yüzyılda "Karacaoğlan" tapşırmasını kullanan birkaç Karacaoğlan yaşadığı sanısını uyandırıyor.

Başka şairlerin şiirleri zamanla Karacaoğlan'a mal edildiği gibi, Karacaoğlan'ın şiirleri de başka şairlere mal edilmiştir.

KARACAOĞLAN'IN SANATI


Karacaoğlan'ın şiirlerinde yalnız doğa sevgisi ve aşk temaları işlenmiştir.

Karacaoğlan'ın şiirleri, güney illerimizde, Çukurova, Toroslar, Gavur-dağları'ında yaşayan göçebe Türkmen aşiretlerinin yaşayışının izlerini taşır.

Tanrı, ahiret, cennet, huri, melek, kadir gecesi vb. gibi dinsel kavramlar onun şiirlerinde, sevgili ile ilişkileri ölçüsünde yer alır.

İnsan ve doğa sevgisi şairi olan Karacaoğlan, bu nitelikleriyle aynı zamanda bir barış şairidir. Kavga, savaş, vurmak, kırmak, öldürmek, gözdağı vermek vb. temalar, Karacaoğlan'ın şiir geleneğinin dışında kalan temalardır.

Karacaoğlan, bütün şiirlerinde, gördüğü ve yaşadığı hayatı anlatmıştır. Göçebe Türkmen halkının adet, gelenek, giyiniş ve süslenişi bu şiirlerden çıkarılabilir.

Karacaoğlan, hece ölçeğinin 11'li ve 8'li kalıplarını kullanmıştır. Ahmet Hamdi Efendinin anı defterindeki şiirler arasında 10 heceli kalıpla söylenmiş bir koşma da vardır. Aruz ölçeğiyle söylenmiş tek bir şiiri dahi yoktur.

Halk şiiri geleneğine uyarak, çoklukla yarım uyak kullanmıştır: göl, dal, il, kul vb.

Şiirlerinin hepsi, ulusal Türk nazım biçimi olan dörtlüklerle söylenmiştir.

Sadece koşma, semai ve varsağı söylemiştir. Elde, İran ve Avusturya seferlerinden söz eden birkaç destan varsa da bunların Karacaoğlan'a ait olduğu kuşkuludur.

Karacaoğlan şiirlerini kendi çağının konuşma diliyle söylemiştir. Yabancı sözcüklere çok az yer vermiş, bunların da halk ağzında bozularak Türkçeleşmiş biçimlerini kullanmıştır.

Karacaoğloan'ın önde gelen özelliklerinden biri de, şiirlerini sade dille söylemiş olmasıdır. Duygu ve düşüncelerini her türlü yapmacıktan uzak, rahat bir söyleyişle anlatır. Büyük bir söz sanatçısı olan şair, duygu, görgü ve düşüncelerini bir söyleyiş biçimi içinde sezdirmekte çok ustadır. Mecazlı söyleyişleri bile yalın söyleyişleri kadar yapmacıksızdır.

16. yüzyıl şairlerinden Pir Sultan Abdal, Köroğlu, Öksüz Dede, Aşık Kerem; 17. yüzyıl şairlerinden Aşık, Katibi, Kayıkçı Kul Mustafa, Kuloğlu, Aşık Ömer, Gevheri vb.nin bazı şiirleriyle Karacaoğlan'ın bazı şiirleri aynı ölçek ve aynı uyakla söylenmiştir. Bunların birer nazire olduğu bellidir. Fakat kimin kime nazire yaptığını, yani kimin kimi etkilediğini saptamak olanaksızdır. Bu şiirlerden bazılarında ise, birkaç sözcük değişikliği dışında, sözler dahil birbirinin aynıdır. Bunlar içinde, ya o şairlerin şiirleri Karacaoğlan'a, ya da Karacaoğlan'ın şiirleri onlara mal edilmiştir diye düşünülebilir.


KARACAOĞLAN'IN ŞİİRLERİ

"Karacaoğlan" tapşırmalı şiirler, halk ağzından ve cönklerden derlenerek bir araya getirilmiştir. Çok çeşitli derlemeler vardır.

Başlıcaları:
  • Sadettin Nüzhet Ergun, Karacaoğlan, Hayatı ve Şiirleri, 4.basım, 1942
  • Cahit Öztelli, Karacaoğlan, Bütün Şiirleri, 1970
  • Müjgan Cunbur, Karacaoğlan, Şiirler, 1973
  • Mustafa Necati Karaer, Karacaoğlan, (tarihsizdir)

KARACAOĞLAN'IN ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER


⇛Kaynakça:
  • Cevdet Kudret, Halk Şiirinde Üç Büyükler-3: KARACAOĞLAN, İnkılap Kitabevi, 1985, 2. Baskı.
Karacaoglan Kimdir? Hayati, Sanati, Eserleri
Kaynak:MazeretimŞiirdir Güncelleme: 04.07.2018

Yorumlar

Bu İçeriğe YORUMLARINIZLA katkı sağlamak istemez misiniz?

Translate

Arşiv