Türkiye 1 Mayıs Marşı Şiiri

Türkiye 1 Mayıs Marşı Şiiri


Türkiye 1 Mayıs Marşı Şiiri


1 MAYIS MARŞI

Günlerin bugün getirdiği baskı zulüm ve kandır
Ancak bu böyle gitmez sömürü devam etmez
Yepyeni bir hayat gelir bizde ve her yerde



1 Mayıs 1 Mayıs işçinin emekçinin bayramı
Devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkların bayramı
Yepyeni bir güneş doğar dağların doruklarından
Mutlu bir hayat filizlenir kavganın ufuklarından
Yurdumun mutlu günleri mutlak gelen gündedir
1 Mayıs 1 Mayıs işçinin emekçinin bayramı
Devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkların bayramı
Vermeyin insana izin kanması ve susması için
Hakkını alması için kitleyi bilinçlendirin
Bizlerin ellerindedir gelen ışıklı günler
1 Mayıs 1 Mayıs işçinin emekçinin bayramı
Devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkların bayramı
Ulusların gürleyen sesi yeri göğü sarsıyor
Halkların nasırlı yumruğu balyoz gibi patlıyor
Devrimin şanlı dalgası dünyamızı kaplıyor
Gün gelir gün gelir zorbalar kalmaz gider
Devrimin şanlı yolunda bir kağıt gibi erir gider

1 Mayıs Marşı

Söz ve müziği Sarp Özsan tarafından yazılan marş, kitlesellikte ilk adımı da kanlı 1 Mayıs olarak bilinen 1977 1 Mayıs’ında Ruhi Su ve Dostlar Korosu tarafından okundu. Aynı yıl Timur Selçuk tarafından da kaydedilen 1 Mayıs Marşı, Cem Karaca tarafından da “Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini’ şarkısıyla beraber aynı plakta yer aldı. 

Edip Akbayram ve Grup Yorum tarafından da yorumlanan marş, uzun yıllardır 1 Mayıs alanlarının en büyük coşkusu.
1 Mayıs’ın Tarihçesi
1881 yılında yarım milyon işçiyi temsilen kurulan FOTLU (ABD ve Kanada da Örgütlü Meslek Kuruluşları ve İşçi Sendikaları Konfederasyonu) “8 saatlik iş günü” mücadelesini bütün ülke geneline yaymak ve işçilerin kararlılıklarını göstermek amacıyla 1 Mayıs 1886’da bir günlük grev yapılmasını kararlaştırdı. 1 Mayıs’ta tüm ülke genelinde 350 bin işçi greve çıktı. Tarih işçi sınıfının böylesine örgütlü ve kararlı tepkisine ilk kez tanık oluyordu. Tüm ülkede yaşam durdu. İşçiler üretimden gelen güçlerini kullanıyordu.
İşçilerin bu topyekün isyanı işverenlerin ve kapitalistlerin tepkisini çekti. Chicago’da greve çıkan 40 bin işçinin eylemini bastırmak için, saldırılar düzenlendi. İşverenler grev kırmak için sokak çeteleriyle anlaştı. Sokak çeteleri bir taraftan işçilere saldırıyor, bir taraftan da grev kırıcılığı yapıyordu. Grevci işçilerle sokak çeteleri arasında çıkan kavga sırasında polisin işçilerin üzerine ateş açması sonucu 4 işçi yaşamını yitirdi. Hak arama günü olan 1 Mayıs ilk ölüme böyle tanık oluyordu.
Hükümet ve işverenler, işçi eylemini kolay kolay içlerine sindiremiyordu. 1 Mayıs sonrası işten atmalar, baskılar yoğunlaştı. Olaylara neden oldukları gerekçesiyle 8 işçi hakkında idam istemiyle dava açıldı. İşçiler idam cezasına çarptırıldı. Dördünün cezası infaz edildi. Albert PERSONS isimli işçi özür dileme şartıyla affedileceğinin söylenmesi üzerine, mahkeme heyetinin karşısında tarihe geçecek sözlerini söyledi: “Bütün dünya biliyor, suçsuz olduğumu. Eğer asılırsam cani olduğumdan değil, emekçi olduğumdan asılacağım.”
ABD’de yaşanan bu olaylar uluslararası işçi örgütlerini harekete geçirdi.
II. Enternasyonal 1889’da Paris’te düzenlediği kongrede Amerikan işçilerinin mücadelesini desteklemek amacıyla dünya çapında gösteriler düzenledi. 1890’dan başlamak üzere 1 Mayıs’ı “Uluslararsı Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü” olarak kabul etti.

Türkiye’de 1 Mayıs

Türkiye’de 1 Mayıs’ın tarihi çok eskiye dayanmaktadır. 1 Mayıs’ın ülkemizdeki ilk öyküsü bizleri Osmanlı’ya kadar götürür.
Selanik’te kutlanan 1 Mayıs, kayıtlara geçen ilk eylemdir. Yıl 1911’dir. Türk, Bulgar, Rum ve Yahudi 12 bin işçi greve çıkmış, gösteri mitingi Enternasyonal Marşı söylenerek bitirilmiştir.
İstanbul’daki ilk kutlama 1920 yılında emperyalist işgal altında yapılmış, binlerce işçi Karaköy’den Haliç’e yürüyerek, hem 1 Mayıs’ı kutlamış hem de işgalcilere bu topraklar üzerinde hiçbir haksızlığa boyun eğilmeyeceğinin mesajını vermiştir.
1921 yılında İstanbul yine işgal altındadır. 1 Mayıs çağrısını Türkiye Sosyalist Fırkası yapmış ve İstanbul’un gördüğü en kalabalık miting gerçekleştirilmiştir. 1925 yılına kadar benzer gösterilerle kutlanan 1 Mayıs, aynı yıl çıkarılan bir yasayla yasaklanmış ve 1976 yılına kadar sessizlik hüküm sürmüştür.
1960’larda çıkarılan bir yasayla 1 Mayıs “Bahar Bayramı” olarak ilan edilmiştir.
1976 yılında DİSK (Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu) öncülüğünde onbinlerce işçi, emekçi ve öğrenci 1 Mayıs’ı kutlamış, çalışma yaşamına ve işçi haklarına dönük istemlerin dile getirilmesinin yanında, 12 Mart askeri rejim dönemini eleştiren, demokrasi isteyen bir gösteri halinde geçmiştir.
Bu yıllardan itibaren toplumun hızla politikleşmesi, 1 Mayıs’ı da etkilemiş, 1 Mayıs DİSK öncülüğünde, sol parti ve hareketlerinde destek verdiği yığınsal gösterilerle kutlanmıştır. İşçi ve emekçilerin hak arama, birlik ve dayanışma gününün, demokrasi mücadelesinin de itici gücü olarak algılanmaya başlanması kimi kesimleri rahatsız etmiş, 1 Mayıs’ı işçi sınıfının bayramı olmaktan çıkarıp ‘gerginlik ve ölümlerin’ günü olarak algılatmaya dönük provokatif girişimler başlamıştır.
1 Mayıs 1977, bu tertiplerin en kanlısına tanık olmuştur. İstanbul’da 500 bin insanın katıldığı miting Taksim alanında yapılırken çevredeki yüksek otel ve binaların üstünden kitleye ateş açılması ve panzerlerin insanları ezmesi sonucunda 36 işçinin ölümüyle sonuçlanmıştır. Başlatılan soruşturma “faili meçhul” sayılarak rafa kaldırılmıştır.
Kaynak:MazeretimŞiirdir Güncelleme: 01.05.2018

Yorumlar

Bu İçeriğe YORUMLARINIZLA katkı sağlamak istemez misiniz?

Translate

Arşiv