Ben Bu Mekana Sığmazam - Aşık Seyit Nesimi

Ben bu mekana sığmazam

Aşık Seyit Nesimi - Ben bu mekana sığmazam




Bende sığar iki cihân, ben bu cihâna sığmazam
Cevher-i lâmekân benim, kevn ü mekâna sığmazam

(Dünya ve ahiret benim içime sığar, ancak ben bu dünyaya sığmam.
Mekandışı olma cevheri benim, ancak yine de varlığa ve mekana sığmam.)


Kevn ü mekândır âyetim, zâta gider bidâyetim
Sen bu nişân ile beni bil ki nişâne sığmazam

(Bütün varlıklar ve mekan benim delilimdir. Başlangıcım varlık sahibi olan Zat’la başlar.
Sen beni bu işaretle tanı, ama ben bu işarete de sığmam.)


Kimse gümân ü zann ile olmadı Hakk ile biliş
Hakkı bilen bilir ki, ben zann ü gümâna sığmazam

(Hiç kimse zanla, kuşkuyla Hakk’ı bilenlerden olmadı.
Hakk’ı bilen, benim zanna, kuşkuya sığmayacağımı da bilir.)


Sûrete bak ve ma'nayı sûret içinde tanı ki
Cism ile cân benim velî, cism ile câna sığmazam

(Dış görünüşe bakıp bu dış görünüş içinde gerçek manayı, iç görünüşü tanı.
Çünkü beden de, ruh da benim. Ancak ben ruha da, bedene de sığmam.)


Hem sedefim hem inciyim, haşr ü sırât (esenciyim)
Bunca kumâş ü raht ile, ben bu dükkâna sığmazam

(Hem inci, yani iç; hem de inci kabuğu, yani dışım. Haşir, yani öldükten sonra ruhların dirileceği meydanın ve Sırat’ın başında buyruk kişisi benim.
Bunca kumaş ve binek takımıyla ben bu dükkâna sığmam.)


Genc-i nihân benim ben, uş ayn-ı ayân benim ben uş
Gevher-i kân benim ben, uş bahr ile kâna sığmazam

(İşte gizli hazine benim. Görünenin aynısı işte benim. Bu hazine kaynağının incisi de işte benim.
Ancak ben ne inci çıkan denize, ne de sustası çıkan kaynağa sığarım.)


Arş ile ferş ü kâf ü nûn bende bulundu cümle çün
Kes sözünü uzatma ki, şerh u beyâna sığmazam

(Yeryüzü ile gökyüzü ve “kâf” ile “nun”*gibi bütün her şey bende bulunduğu için, ey bana akıl vermeye kalkışan kişi sesini kes. Çünkü ben, sözlere ve açıklamalara sığmam. * “Kaf” ve “nun” harfleri Allah’ın “Kün” yani “Var ol” emrini ve bütün varlığı işaret etmektedir.)

Gerçi muhît-i a'zâmım, adım âdem durur âdemim
Dâr ile kün fekân benim, ben bu mekâna sığmazam

(Gerçi her tarafı kaplayan ulu varlık benim, ancak bana insan adı verdikleri için görünüşte insanım. Yapı da, “ol” denilince olan da benim. Ancak ben bu mekâna da sığmam.)

Cân ile hem cihân benim, dehr ile hem zamân benim
Gör bu latifeyi ki, ben dehr ü zamâna sığmazam

(Ruhla aynı cihanı paylaşan, âlemle aynı zamanı yaşayan benim.
Ancak şu tuhaf duruma bak ki, ben ne bu âleme, ne de bu zamana sığarım.)


Encüm ile felek benim, vahy ile melek benim
Çek dilini ve epsem ol, ben bu lisâna sığmazam

(Yıldızlarla felek benim. Vahiy de, onu getiren melek de benim.
Ey benim hakkımda konuşan kişi! Dilini tut ve konuşma, çünkü ben senin diline de sığmam.)


Zerre benim güneş benim, çâr ile penc ü şeş benim
Sûreti gör beyân ile, çünkü beyâna sığmazam

(En küçük varlık da, güneş de benim. Dört (dört unsur: toprak, su, rüzgâr, ateş), beş (beş duyu) ile altı (altı yön: sağ, sol, ön, arka, üst, alt) da benim. Sözle anlatılan görünüşe bak, ancak ben anlatmaya da sığmam.)

Zât ileyim sıfât ile, Kadr ileyim Berât ile
Gül-şekerim nebât ile, piste-dehâna sığmazam

(En küçük varlık da, güneş de benim. Dört (dört unsur: toprak, su, rüzgâr, ateş), beş (beş duyu) ile altı (altı yön: sağ, sol, ön, arka, üst, alt) da benim. Sözle anlatılan görünüşe bak, ancak ben anlatmaya da sığmam.)


Şehd ile hem şeker benim, hem şems ile hem kamer benim
Rûh-ı revân bağışlarım, rûh-ı revâna sığmazam

(Güneş benim, ay benim, bal benim, şeker benim.
Herkese akıcı bir ruh bağışlarım, ancak kendim bu akıcı ruha sığmam.)


Tîr benim kemân benim, pîr benim civân benim
Devlet-i câvidan benim îne vü âna sığmazam


Yer ü göğü düzen benim, geri dönüp bozan benim
Cümle yazı yazan benim, ben bu dîvâna sığmazam


Nâra yanan şecer benim, çarha çıkar hacer benim
Gör bu odun zebânesin ben bu zebâne sığmazam

(Ateş (Tur Dağı’nda Hz.Musa’nm gördüğü ateş) ile ağaç (Hz.Meryem’in hamileyken tutunduğu ağaç) benim.Göğün son katma çıkan taş da benim.
Bu ateşin zebanisini, yani cehennem meleğini gör. Çünkü ben bu dile de sığmam.)


Gerçi bugün Nesîmîyim Hâşîmîyim Kureyşîyim
Bundan uludur âyetim âyet ü şâna sığmazam

(Her ne kadar bugün Nesîmî diye anılmaktaysam da Kureyşî sülalesinin Haşimî boyundanım. Bunun için delilim uludur, fakat bu yüzden şana ve delile sığmam.)


Aşık Seyit Nesimi


Azeri asıllı, besteci, müzisyen ve felsefeci Cavit Murtazaoğlu Nesîmî’nin ‘Bende sığar iki cihân’ şiirini bestelemiştir.



KaynakMazeretim Şiirdir Güncelleme:11.07.2017

Yorumlar

Bu İçeriğe YORUMLARINIZLA katkı sağlamak istemez misiniz?

Translate

Arşiv