17. Yüzyıl Şairleri ve Şiirinin Özellikleri

17. Yüzyıl Edebiyatı Şairleri
Osmanlı İmparatorluğu'nun gerileme sürecine girdiği, siyasi ve sosyal bakımdan türlü sorunların yaşandığı 17. yüzyıl bilim, sanat ve edebiyatta çok verimli bir dönemdir. Edebiyatımız da bu yüzyılda hem nazım, hem de nesirde olgunlaşma dönemine girmiştir.

‪⁦≽≽≽17 yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri


  • Nefi, 
  • Nabî, 
  • Şeyhülislam Yahya, 
  • Şeyhülislam Bahar, 
  • Neşatî, 
  • Rasih, 
  • Nev’izade Atai, 
  • Haleti, 
  • Cevri, 
  • Fehim, 
  • Naili, 
  • Nedim-i Kadim, 
  • Sabit

≽≽≽17. yüzyıl Tasavvuf / Tekke Edebiyatı Şairleri



  • Âdem Dede
  • Elmalılı Sinan Ümmi
  • Niyazî-i Mısrî
  • Şeyhülislam Yahya
  • Kul Nesîmî
  • Aşık Virani
  • Oğlanlar Şeyhi İbrahim Efendi
  • Nakşi Akkirmanî
  • Gaybi Sunullah
  • Aziz Mahmud Hüdai

≽≽≽17. yüzyıl Aşık / Halk Edebiyatı Şairleri

17. yüzyıl âşık edebiyatının en güçlü olduğu dönemdir.
  • Aşık,
  • Aşık İbrahim,
  • Aşık Mustafa,
  • Aşık Ömer,
  • Benli Ali,
  • Bursalı Halil,
  • Edhemi,
  • Demircioğlu,
  • Ercişli Emrah,
  • Eroğlu,
  • Gedayi,
  • Gevheri,
  • Haki,
  • Haliloğlu,
  • Kâmili,
  • Karaca Oğlan,
  • Kâtibi,
  • Kâtip Ali,
  • Keşfi,
  • Kayıkçı Kul Mustafa,
  • Köroğlu,
  • Kul Deveci,
  • Kul Süleyman,
  • Kuloğlu,
  • Öksüz Aşık,
  • Piroğlu,
  • Sun’i,
  • Şah Bende,
  • Şahinoğlu,
  • Şermi,
  • Tameşvarlı Aşık Hasan,
  • Türabi,
  • Üsküdari,
  • Yazıcı,
  • Zaifi

17. Yüzyıl Şiirinin Genel Özellikleri


XVII. yüzyılda yetişen âşıkların şiir sayısı XVI. ve XVIII. yüzyıl âşıklarına göre çok daha fazladır. Bu da toplumun âşıkları kabullenmesiyle ilgili olmalıdır. Bugün Türk okuyucusu XVI. yüzyıldan bir tek âşığı bilmezken, XVII. yüzyılda yetişenler daha geniş bir coğrafyada tanınmaktadır.
Türk âşık şiirinin ilkleri de bu yüzyılda görülmektedir. Aşık Ömer şairnâme türünün ilk örneğini vermiştir. Bu şairnâmenin yardımıyla Bursali Halil’in dilinin sade olduğunu, Yazıcı’nın Bahr-i Sefid’de (Akdeniz) boğularak öldüğünü, Kuloğlu'nun pek şöhretli olduğunu, Öksüz Aşıkın şiirlerinin bal gibi tatlı olduğunu öğreniyoruz.
Sun’înin Tekerleme adlı şairnâmesinden Benli Alinin balıkçı olduğunu, Abdinin ise Bağdat’a şan verdiğini belirleyebiliyoruz.
Bu yüzyılın âşıkları hece vezninin yanında aruz vezniyle de şiirler yazmışlardır, Hatta âşıklar arasında divan sahibi olanları bile vardır.
XVII. yüzyılda yaşayan âşıklar; koşma, destan ve semai türlerinin yanı sıra, aruzlu türlerden divanî, semai, kalanderi vb. dallarında da eserler vermişlerdir.
XVI. yüzyıldan itibaren âşıkların hayatları etrafında oluşan halk hikâyeleri, bu yüzyılda oluşumunu devam ettirmiştir. Yaşayan bir âşık olan Ercişli Emrah, âşıklığından daha çok Ercişli Emrah ile Selvi Han adlı halk hikâyesi ile öne çıkmıştır, Karaca Oğlan’ın hayatı etrafında ise bir bölümü daha sonra olmak üzere efsane ve halk hikâyesi oluşmuştur.

Kaynak: Mazeretimsiirdir.com Güncelleme: 13.07.2017

Yorumlar

Bu İçerik hakkında değerlendirmelerinizi bekliyoruz!.

Translate

Arşiv