Yunus Emre’den Orhan Veli’ye - Hasan Pulur

Bazıları beğenmeseler bile eskiler öyle laflar etmişler ki!
Yunus Emre’den Orhan Veli’ye - Hasan Pulur

Mesela Ziya Paşa diyor ki:
“Her şahsı Hakk’ı mahrem mi sanırsın
Her tac giyen çulsuzu Edhem mi sanırsın
En ummadığın keşf eder esrâr-ı derunun,
Sen herkesi kör, alemi sersem mi sanırsın?
O kadar çoklar mı?
Herkesi kör, alemi sersem mi sanırsın?”


Mesela “Ziya Gökalp”in bir beyitini okusan, ırkçı mısın?
Vatan ne Türkiye’dir, ne Türkistan
Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir, turan!”


Süleyman Nazif coşmuş:
“Pür ateşim açtırma benim ağzımı zinhar
Zalim beni söyletme derunumda neler var”


Zaman zaman dilimizden düşürmediğimiz bir dörtlük vardır, Mevlana’ya yakıştırdığımız?
“Buraya gel, buraya gel, ne olursan ol, buraya gel,
Kafir, zerduş, mecusi olsan da buraya gel,
Bizim dergâhımız umutsuzluk dergahı değildir,
Bin kere tövbe bozmuş olsan da buraya gel!”
Mevlana diye bellemiş, öyle mi?
Hayır  Talat Halman’a göre İranlı şair mutasavvıf Ebu Sait Feyzullah, diyor.


Ya Yunus Emre’nin dörtlüğü
“Bir kere gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değildir”


Mehmet Akif’i dinlemez misiniz?
“Sahipsiz olan memleketin batması haktır,
Sen sahip olursan, vatan batmayacaktır.”


Ve Orhan Veli:
“Neler yapmadık bu vatan için
Kimimiz öldük, kimimiz nutuk söyledik.”
Bu sözü unutabilir miyiz?  


Kaynak:http://www.milliyet.com.tr/yunus-emre-den-orhan-veli-ye/gundem/ydetay/1907574/default.htm

Yorumlar

Bu İçeriğe YORUMLARINIZLA katkı sağlamak istemez misiniz?

Translate

Arşiv