Şair Abdurrahim Karakoç vefat etti

Bir dönemin unutulmaz türkülerinden birisi olan ‘Mihriban’ın şairi Abdurrahim Karakoç 8 Haziranda vefat etti. Karakoç, 46 gündür Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi görüyordu.
Şair Abdurrahim Karakoç vefat etti



1932’de Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesine bağlı Ekinözü Köyü’nde doğan Abdurrahim Karakoç’un bestelenen eserlerinden ‘Mihriban’, unutulmaz türküler arasında yerini aldı.


Mihriban
Sarı saçlarına deli gönlümü
Bağlamışlar, çözülmüyor Mihriban.
Ayrılıktan zor belleme ölümü
Görmeyince sezilmiyor Mihriban.

'Yâr' deyince, kalem elden düşüyor

Gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor
Lâmbamda titreyen alev üşüyor
Aşk, kağıda yazılmıyor Mihriban.

Önce naz, sonra söz ve sonra hile...

Sevilen, seveni düşürür dile
Seneler, asırlar değişse bile
Eski töre bozulmuyor Mihriban.

Tabiplerde ilâç yoktur yarama

Aşk deyince ötesini arama
Her nesnenin bir bitimi var ama
Aşka hudut cizilmiyor Mihriban.

Boşa bağlanmamış bülbül, gülüne

Kar koysan köz olur aşkın külüne...
Şaştım kara bahtın tahammülüne
Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban.

Tarife sığmıyor aşkın anlamı

Ancak çeken bilir bu derdi, gamı
Bir kördüğüm baştan sona tamamı...
Çözemedim... Çözülmüyor Mihriban.

Vur Emri(sh.80)


Mihriban'ın Hikayesi
Mihriban şiirinin yazarı Abdurrahim Karakoç gençlik yıllarında delice aşık olur ve bir o kadar da sevilir... Niyetleri evlenmektir ama kız tarafı  sürekli "hayır" demektedir bu işe... Velhasıl bu sevdadan vazgeçilir...
Aradan yıllar geçer... Birgün Abdurrahim Karakoç'u bir arkadaşı ziyarete gelir.. Ve Karakoç'a, yolda, onun eski sevgilisi ile karşılaştığını, biraz sohbet ettiklerini, ve hanımın evlenmiş olduğunu söyler... Arkadaşı yanındayken hislerini pek belli etmese de, o gittikten sonra Abdurrahim Karakoç oturur ve duygularını dizelere döker..
Hikayeyi verdiği bir röportajda anlatan Karakoç, "O aşk, masum bir aşktı. Güzel bir aşktı. Bırakalım öyle kalsın. Ne adı Mihriban, ne saçları sarı..." demişti.
O dizeler Musa Eroğlu'nun notalarıyla yıllar sonra müziğe döküldü.. İşte o beste bu toprakların mozaiğini ortaya çıkaran bir gerçekliği de barındırıyordu içinde.. Ülkücü geçmişiyle bilinen Karakoç'un eşsiz dizelerini Mersin'in yörük Alevilerinden olan Musa Eroğlu bestelemişti.
Karakoç’un eserleri : 
Şiirleri: Hasan’a Mektuplar (1965), Hasan’a Mektuplar ve Haberler Bülteni (1967), El Kulakta (1969), Bütün Şiirleri (1973), Vur Emri (1975), Kan Yazısı (1978), Şiirler (1981), Suları Islatamadım (1988), Dosta Doğru (1988), Gökçekimi (1991), 
Yazıları: Düşünce Yazıları (1990), Beşinci Mevsim (1990).
Şair Abdurrahim Karakoç vefat etti

Yorumlar

  1. "Ayrılıktan zor belleme ölümü
    Görmeyince sezilmiyor Mihriban."

    YanıtlaSil
  2. Beni benden alan dizeler. Allah rahmet eylesin.

    Görüşmek üzere
    www.bakbuharika.blogspot.com

    YanıtlaSil
  3. Blogunuzdaki yazılarınız ve bilgileriniz çok güzel. Mutfak Perdeleri olarak bizi bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederiz.

    YanıtlaSil
  4. Asıl biz teşekkür ederiz bu onurlandırıcı yorumunuz için.Saygılarla.

    YanıtlaSil
  5. oğlu enderhan karakoç yakın arkadaşımızdır.kendisine başsağlığı diler.babasınada Allahtan rahmet dileriz.

    YanıtlaSil
Bu İçerik hakkında değerlendirmelerinizi bekliyoruz!.

Translate

Arşiv