• Cahit Sıtkı Tarancı Mektup ve Makaleleriyle Can Yayınları'nda

    Editör: Sadık Doğan
    Tarih: 22 Haziran 2016 Çarşamba
    Ölümünün 60. Yılında Cahit Sıtkı Tarancı Mektup ve Makaleleriyle Can Yayınları'nda

    Cahit Sıtkı Tarancı Mektup ve Makaleleriyle Can Yayınları'nda


    “1910’da Diyarbakır’da doğdum. İlkokuldan sonra İstanbul’a gittim. Fransız mektebinde, Galatasaray’da, Mülkiye’de okudum. İki seneye yakın bir müddet Paris’te bulundum. Uzun zamandır mütercim olarak çalışmaktayım. Evleneli bir yıldan fazla oluyor. Güzel şiir yazmaktan başka ihtirasım yoktur."

    Bütün hayatını “ilk ve son aşkı” şiir temeli üzerine kurmuş gerçek bir edebiyat emekçisi olan Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiirleri, mektupları ve öyküleri dışında kalan yazıları ve mülakatları, Avuçlarıma Sığmıyor Yıldızlar’da bir araya getirildi. İlk olarak 1995’te Yazılar başlığıyla basılan bu değerli eser, şairin edebiyat anlayışına dair sevenlerine önemli bilgiler sunuyor.

    Cahit Sıtkı Tarancı’nın ablası Nihal’e ve ailesinin diğer fertlerine yazdığı mektuplar usta şairin iç dünyasına dair çok önemli ipuçları verdiği gibi dönemin atmosferine de ışık tutuyor. Prof. Dr. İnci Enginün’ün bizzat Nihal Erkmenoğlu’ndan aldığı mektuplardan hareketle basıma hazırladığı Evime ve Nihal’e Mektuplar Cahit Sıtkı’nın “ilk ve son aşkı” olarak nitelediği şiirine dair de ilginç veriler sunuyor okura.

    Ziya’ya Mektuplar ise Cahit Sıtkı’nın Diyarbakır’dan, Paris’ten, Burhaniye’den, Ankara’dan Ziya Osman Saba’ya yazdığı mektupların derlendiği kült bir eser. İki şairin birbirlerinin şiirlerine eleştirilerini, Cahit Sıtkı’nın şiir dünyasına ve dönemin edebiyatçılarına dair görüşlerini içeren bu mektuplar, dün olduğu gibi bugün de edebiyatseverlerin ve yazar olmak isteyenlerin yolunu aydınlatmaya devam ediyor.

    Ölümünün 60. Yılında Cahit Sıtkı Tarancı’dan 
    Avuçlarıma Sığmıyor Yıldızlar
    Makaleler, Konuşmalar, Yanıtlar


    AVUÇLARIMA SIĞMIYOR YILDIZLAR

    Yazar: Cahit Sıtkı Tarancı 
    Hazırlayan: Hakan Sazyek
    Sayfa sayısı: 174 Sayfa
    Yayın tarihi: 21 Haziran 2016

    “Hakikat şudur: Yaratmanın hazzına ermiş bir şair hiçbir zaman hiçbir mektebin tabiiyeti altına giremez. Zaten romantizma, parnas, sembolizm, sürrealizm gibi mektep tasnifleri ancak edebiyat tarihi kitaplarında mevcut ve ancak ikinci-üçüncü derecedeki şairler hakkında varit olan bir şeydir. Koskoca Victor Hugo’yu yalnız romantik sıfatıyla tavsif ve izah etmek mümkün müdür? Leconte de Lisle’in ne ürpertici mısraları var! Baudelaire,

    Rimbaud, Mallarmé, Verlaine gibi dev şairlerin eserlerinde ise bütün isimlerle beraber, onlardan başka ve fazla olarak insan ruhu bütün tecellileriyle yaşar.”

    Cahit Sıtkı Tarancı, 1 Ocak 1953 tarihli bir mülakatta kendisine yöneltilen, “Hayatınızdan kısaca bahseder misiniz?” sorusuna şu cevabı veriyor:

    “1910’da Diyarbakır’da doğdum. İlkokuldan sonra İstanbul’a gittim. Fransız mektebinde, Galatasaray’da, Mülkiye’de okudum. İki seneye yakın bir müddet Paris’te bulundum. Uzun zamandır mütercim olarak çalışmaktayım. Evleneli bir yıldan fazla oluyor. Güzel şiir yazmaktan başka ihtirasım yoktur.”

    Bütün hayatını “ilk ve son aşkı” şiir temeli üzerine kurmuş gerçek bir edebiyat emekçisi olan Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiirleri, mektupları ve öyküleri dışında kalan yazıları ve mülakatları, Avuçlarıma Sığmıyor Yıldızlar’da bir araya getirildi. İlk olarak 1995’te Yazılar başlığıyla basılan bu değerli eser, şairin edebiyat anlayışına dair sevenlerine önemli bilgiler sunuyor.

    Kitaptaki yazılar aracılığıyla Cahit Sıtkı’nın Ahmet Kutsi’den Yeni Türk Edebiyatı’na, Orhan Veli’den Montherland’a kadar birçok yazar ve konu hakkındaki görüşlerini öğreniyor; şairin engin edebiyat ilgisinin boyutlarına dair fikir sahibi oluyoruz. 

    Ölümünün 60. yılında Cahit Sıtkı Tarancı’dan Evime ve Nihal’e Mektuplar


    EVİME VE NİHAL’E  MEKTUPLAR

    Yazar: Cahit Sıtkı Tarancı 
    Hazırlayan: Prof. Dr. İnci Enginün
    Tür: Mektup
    Sayfa sayısı: 147 Sayfa
    Yayın tarihi: 21 Haziran  2016


    “Sana bir müjde vereyim Nihal Abla, kitabım çıktı… Hayırlısı. Kalkar kalkmaz ilk işim sizlere göndermek olacak... Beni beğenenler çok Nihal Abla... Memleketin en tanınmış edipleri yazılarımı çok beğeniyorlar... Hele hiçbir şey beğenmeyen ve çok titiz olan Ahmet Haşim bile bana, “Bravo!” diyor. Sevincime payan yok...”

    “Ben yaşamak, her şeye ve herkese rağmen, ruhumun rüyalarına, vücudumun ıstıraplarına rağmen, ben yaşamak istiyorum. Bu arzu bilsen ne kadar kuvvetli bir arzudur Nihal. Bu arzu mukaddestir. Ben bu arzumu tatmin etmek istiyorum...

    Kendimi bildim bileli hep, “İstiyorum, istiyorum!” diye söyleniyorum fakat şimdiye kadar istediklerimin hiçbiri olmadı. Ateş sandığım bir parçaya elimi dokundurur dokundurmaz kül olduğunu duydum ve ürperdim, güneşi gözlerimin çipili içine sıkıştırmaya uğraşırken gece kalın ve karanlık zırhını kafama geçirerek beni sersem etti. İçimde henüz uçmamış beyaz bir güvercin vardı, uçurmak istediğim ilk gün, avucumda tüylerinden başka bir şey kalmadı. Beni kim anlayacak diye üzülüyorum…  (16.04.1931)

    Bu kitaptaki mektuplar okuyucuya neler verebilir? Mektup türünün hayatımızdan silinmek üzere olduğu bugünlerde mektubun beraberinde taşıdığı heyecanı, hayat sahnelerini, aile bağlarını yeniden hatırlatmaz mı acaba?

    Cumhuriyet döneminin en bilinen şairlerinden olan  Cahit Sıtkı Tarancı’nın ablası Nihal’e ve ailesinin diğer fertlerine yazdığı maktuplar, usta şairin iç dünyasına dair çok önemli ipuçları verdiği gibi dönemin atmosferine de ışık tutuyor. Prof. Dr. İnci Enginün’ün bizzat Nihal Erkmenoğlu’ndan aldığı mektuplardan hareketle basıma hazırladığı Evime ve Nihal’e Mektuplar Cahit Sıtkı’nın “ilk ve son aşkı” olarak nitelediği şiirine dair de ilginç veriler sunuyor okura.

    Cahit Sıtkı Tarancı’dan Ziya Osman Saba’ya Ziya’ya Mektuplar


    ZİYA’YA MEKTUPLAR

    Yazar: Cahit Sıtkı Tarancı 
    Tür: Mektup
    Sayfa sayısı: 295 Sayfa
    Yayın tarihi: 21 Haziran  2016

    “Şiir, bu tatlı bela, bu ilk göz ağrımız, ilk ve son aşkımız, bu teneffüs saadetimiz, bu şehvetli kalp çarpıntımız… Ona vardığımız nispette çok yaşamış, tatmış, kâm almış olacağız. Şiir! Şiir! Şiir! Şiir! Şiir! Şiir! Şiir fikrisabitimiz olmalı, bizi tımarhanelik edebilmelidir. “Delilere Selam” isimli bir şiir var elimde. Hele bir bitsin!”

    “Hasılı Ziyacığım, başladı bitmez bir şiir hasretim var. Bir başka şiirde, geceyi bir kapı gibi omuzlayarak şafaklara fırlıyorum. Ne görsem! Başını ağrıtmayayım, bu akşam sana yazmak ekmek gibi mübrem ve mukaddes bir ihtiyaçtı. Yazdım.”

    Ölüme dair aklımda şöyle bir beyit var:
    Benim de bir namazlık saltanatım olacak
    O musalla taşında.

    Bir şiirin sonu olabilir. Fakat üstünü getirmek zaman ve hava meselesidir. Şimdiyse, gözlerimle, ellerimle, ayaklarımla, kalbimle ve kafamla, hasılı her şeyimle hayata bağlıyım; ölümü aklıma getirmek istemiyorum. (18.07.1943)

    Cahit Sıtkı Tarancı ve Ziya Osman Saba, iki büyük yazar, eşsiz şiir ve öykülerin yanında uzun yıllara yayılan hayranlık verici dostluklarıyla da Türk edebiyatının unutulmazları arasına isimlerini kazıdılar.  İki şairin lise yıllarından başlayan arkadaşlıkları, Cahit Sıtkı’nın ölümüne kadar sürdü.

    Ziya’ya Mektuplar, Cahit Sıtkı’nın Diyarbakır’dan, Paris’ten, Burhaniye’den, Ankara’dan Ziya Osman Saba’ya yazdığı mektupların derlendiği kült bir eser. İki şairin birbirlerinin şiirlerine eleştirilerini, Cahit Sıtkı’nın şiir dünyasına ve dönemin edebiyatçılarına dair görüşlerini içeren bu mektuplar, dün olduğu gibi bugün de edebiyatseverlerin ve yazar olmak isteyenlerin yolunu aydınlatmaya devam ediyor.

    Kaynak: www.bodakedi.com
  • İlk Yorumu Siz Yapın " Cahit Sıtkı Tarancı Mektup ve Makaleleriyle Can Yayınları'nda "