Browsing "Older Posts"

  • 20. Ali Rıza Ertan Şiir Yarışması Sonuçları ve ödül töreni

    Ekleyen: Sadık Doğan → 25 Mayıs 2016 Çarşamba
    20. Ali Rıza Ertan Şiir Yarışması ödül töreni ve büst açılışı
    Buca Belediyesi tarafından geleneksel olarak düzenlenen Ali Rıza Ertan Şiir Yarışması ödül töreni ve yine Ertan adına Buca Eğitim Fakültesi önüne yapılan büstün açılışı törenle yapıldı
    20. Ali Rıza Ertan Şiir Yarışması Sonuçları ve ödül töreni

    Bu yıl 20’cisi düzenlenen şiir yarışması ödül töreni ve büst açılışına CHP İzmir milletvekili Murat Bakan’ın yanı sıra Ali Rıza Ertan’ın eşi Nurhan Ertan, oğulları Özgür ve Utku Ertan da katıldı. 

    Türkiye’nin dört bir yanından yüzlerce şairin katıldığı yarışmada birincilik ödülünü Özge Sönmez ve Vedat Araz paylaşırken, başarı ödülünü Anıl Can Uğuz ve Büşra Özdirek aldı.


    Buca Belediyesi’nin, henüz 35 yaşında iken 1979 yılında hayatını kaybeden Bucalı şair Ali Rıza Ertan anısına Buca Eğitim Fakültesi önünde yaptığı büst törenle açıldı. Törene CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, CHP PM Üyesi Özkan YıldızCHP İl Başkan Yardımcısı şair Tuğrul KeskinAli Rıza Ertan’ın eşi Nurhan Ertan, oğulları Özgür ve Utku Ertan ile çok sayıda şair yazar katıldı.
    Büstün açılış töreninde kendisi ve annesi Nurhan Ertan adına konuşan Özgür Ertan, sanata ve sanatçıya desteklerinden dolayı Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina’ya teşekkür etti. Türk şiirine büyük eserler bırakmış Bucalı bir şaire ev sahipliği yapmaktan gurur duyduklarını belirten Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina da “Sanatsız bir toplum yaşayamaz. Sanatı ve sanatçıyı destekleyerek yükselebiliriz” sözleriyle noktaladığı konuşmasının ardından aile üyeleriyle birlikte büstün açılışını yaptı.

    Açılış töreninin ardından Buca Belediyesi Kültür ve Sanat Merkez’inde Bucalı şair Ali Rıza Ertan adına bu yıl 20’cisi düzenlenen şiir yarışmasının ödül törenine geçildi.
    Türkiye’nin dört bir yanından yüzlerce eserin katıldığı, jüri üyeliğini Ahmet Günbaş, Halim Yazıcı, Hidayet Karakuş, M. Kadri Sümer ve Hüseyin Yurttaş’ın yaptığı yarışmada birincilik ödülü Özge Sönmez ve Vedat Araz’ın oldu.

    Yarışmada Anıl Can Uğuz ve Büşra Özdirek başarı ödülüne layık görülürken, Jüri başarı ödülünü Beytullah Kılıç kazandı.

    Kaynak: Buca Beldiyesi
  • 6. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması

    Ekleyen: Sadık Doğan → 24 Mayıs 2016 Salı
    Eskişehir Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması, 26-29 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek
    6. Uluslararası Eskişehir Şiir BuluşmasıAçılış, 26 Mayıs akşamı saat 18.00’de Özdilek Sanat Merkezi’nde yapılacak ve tüm etkinlikler burada şiir severlerle buluşacak. Direktörlüğünü Şair Haydar Ergülen’in yaptığı şiir buluşmasının bu yılki onur konuğu Türk şiirinin usta isimlerinde Ahmet Telli olacak. Telli, açılıştan önce, saat 17.00’de okurları için kitaplarını imzalayacak. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt.Ahmet Ataç, dolu dolu geçeceğine inandığım şiir günlerimize sanatseverleri davet ediyorum” dedi.

    ODAK ÜLKE NORVEÇ

    6. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması’nın açılışında, şair- müzisyen Muzaffer Özdemir ve sonraki günlerde de Müzik Kutusu birer konser verecek. Buluşma boyunca dört  “müzik-şiir okuması”  gerçekleştirilecek. Türk şiirinin unutulmazlarından Behçet Necatigil, doğumunun 100. Yılında şair Mahmut Temizyürek’in hazırladığı bir sunumla anılacak. Yakın tarihlerde aramızdan ayrılan şairler Sennur Sezer, Gülten Akın, Ahmet Oktay ve Ahmet Ada da bir etkinlikle anılacak.

    Öte yandan, Onur Konuğu Ahmet Telli’nin şiirinin tartışılacağı bir oturum gerçekleştirilirken yurt dışından gelen konuk şairlerin katılacağı “Şiir ve Barış” ile “Norveç Şiiri” oturumları yapılacak. Bu yıl odak ülke Norveç olacak.

    ÇOCUK ŞİİRİ

    Şiir Buluşmasında her yıl olduğu gibi bu yıl da, çocuklarla bir “Çocuk Şiiri” oturumu yapılacak. Tepebaşı Belediyesi’nin Esentepe’deki Çocuk Sanat Merkezi’nde şairler Mehmet Atilla ve Erol Büyükmeriç konuşacak.

    NÂZIM ÖDÜLÜ

    Şiir Buluşması kapsamında verilen “Nâzım Hikmet Araştırma Ödülü, bu yıl Arif Keskiner ve M. Melih Güneş’in Hazırladığı “Nâzım’ın evinde, Vera’nın Sofrasında” adlı kitaba verildi. Bu ödül için de bir tören gerçekleştirilecek.

    ÜCRETSİZ KİTAP

    6. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşmasına bu yıl; Fransa, İran, İtalya, Norveç, Polonya, Suriye ve ülkemizden 30 şair katılacak. Şairlerin şiirlerinden oluşan Türkçe- İngilizce bir kitap ile, Türk şiirinin ustalarından Behçet Necatigil’in 100. Yaşı nedeniyle şair Mahmut Temizyürek tarafından hazırlanan bir kitap ve geçen yıl olduğu gibi bu yıl da, Komşu Yayınları tarafından basımı yapılan şiir kitapları şiir severlere ücretsiz dağıtılacak.

    Kaynak: Eskişehir Tepebaşı Belediyesi
  • Nazım Hikmet Mapusluk zor zanaattır etkinliği

    Ekleyen: Sadık Doğan → 20 Mayıs 2016 Cuma

    Mapusluk zor zanaattır etkinliği 3 haziran 2016 tarihinde Epic Dalston’da saat 19.30 da yapılacak.


    Mapusluk zor zanaattır etkinliği 3 haziran 2016 tarihinde Epic Dalston’da3 Haziran'da Nazim Hikmet'in ölüm yıldönümünde Nazım Hikmet'in şiirlerinden uyarlanan oyuna tüm sanatseverler davet edildi. 

    Başkentte eğitim kültür ve sanat faaliyetlerine destek veren Docksland Academy, Haz, Hazev ve Tas Restaurantları gurubu yine anlamlı bir etkinliği destekliyor. 


    Avrupa Ajansı (AVA) Londra-İngiltere’nin başkentinde eğitim kültür ve sanat faaliyetlerine destek veren Docksland Academy, Haz, Hazev ve Tas Restaurantları gurubu yine anlamlı bir etkinliği destekliyor. Nazım Hikmet Şiirlerinden derleyen ve yöneten Füsun Demirer ve Müslüm Alataş’ın oynayacağı Mapusluk zor zanaattır etkinliği 3 haziran 2016 tarihinde Epic Dalston’da saat 19.30 da yapılacak.  Girişin £10 olduğu etkinlik için ayrıntılı bilgiye 07466953079 numaralı telefonu arayabilirsiniz. Epic Dalston adresi: 13 Stoke Newington Road, London N16 8BH. 3 Haziran'da Nazim Hikmet'in ölüm yıldönümünde Nazım Hikmet'in şiirlerinden uyarlanan oyuna tüm Londralı sanatseverler davet edildi. Fusun Demirer 'in yönettigi ve Müslüm Alataş’ın oynadığı oyunun galasi 3 Haziran'da Epic Dalston'da.

    Girişin £10 olduğu etkinlik için ayrıntılı bilgiye 07466953079 numaralı telefonu arayabilirsiniz. 

    Epic Dalston adresi: 13 Stoke Newington Road, London N16 8BH. 

    3 Haziran'da Nazim Hikmet'in ölüm yıldönümünde Nazım Hikmet'in şiirlerinden uyarlanan oyuna tüm Londralı sanatseverler davet edildi. 

    Kaynak: avrupagazete.com
  • Uluslararası Mateya Matevski Şiir Ödülü 2016

    Ekleyen: Sadık Doğan → 17 Mayıs 2016 Salı
    ULUSLARARASI MATEYA MATEVSKİ ŞİİR ÖDÜLÜ 2016
    MAKEDON YAZAR, GAZETECİ VE ŞAİR
    Uluslararası Mateya Matevski Şiir Ödülü 2016

    ANA TEMA ''MÜLTECİLER VE GÖÇ'' OLUP KONU VE TARZ SINIRLAMASI BULUNMAMAKTADIR.

    DOĞU AVRUPA VE BALKANLARIN DEV ŞAİRİ ANISINA DÜZENLENİLEN ŞİİR ETKİNLİĞİ TÜM ŞİİR SEVERLERİN KATILIMINA AÇIK OLUP TÜM KATILIMCILARIN ŞİİRLERİ ANTOLOJİ KİTABI OLARAK BASILIP 2 ADET GÖNDERİLECEKTİR.

    YARIŞMANIN AMACI;
    Öncelikle genç neslin şiire olan ilgisini arttırmak olup şiirler toplumların duygularını, düşüncelerini, dünyaya olan bakış açılarını az sözcükle, sözcüklere yükledikleri farklı anlamlarla, sanatsal bağdaştırmalarla ve imgeler yoluyla estetik dil kullanımını yansıtan nitelikleriyle yazınsal metinler içinde ayrı bir yere sahiptirler. Bu da şiir etkinliklerinin farklı çalışmalar yoluyla yapılmasını gerekli kılmaktadır.

    BAŞVURU TARİHLERİ: 18 MAYIS - 30 HAZİRAN 2016

    SONUÇLAR: 29 TEMMUZ 2016 TARİHİNDE AÇIKLANACAKTIR.


    JURİ KURULU:
    -FERİD MUHİÇ
    -TUDORA ARNAVUT
    -FAZIL İSKANDAR
    -İBRAHİM TATARLIEV
    -FATOŞ ARAPİ

    TOPLAM ÖDÜL: 4.000TL

    1.ESER 2.000TL
    2.ESER 1.500TL
    3.ESER    500TL

    +3 ADET MANSİYON ÖDÜLÜ

    ESER GÖNDERİM ADRESİ:
    editor@istanbulsiirakademisi.com

    AYRINTILI BİLGİ İÇİN:
    www.istanbulsiirakademisi.com


    GÜNCELLEME: Lütfen, bu yarışmaya başvurmadan önce "Kültür Servisi"nin İstanbul Şiir Akademisi ile ilgili yazısını okuyun:  Sahte şiir akademisinden sahte jüriyle 40 TL’ye Matevski şiir ödülü
  • Metin Altıok'un Bestelenmiş Şiirleri

    Ekleyen: Sadık Doğan → 5 Mayıs 2016 Perşembe

    Metin Altıok'un Bestelenmiş Şiirleri

    Sivas'ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında 2 Temmuz 1993 günü Madımak Otelin de yitirdiğimiz 35 aydın, sanatçılar içinde yer alan şair Metin Altıok'a bir saygı albümü hazırlandı. 

    Yapımcılığını Anadolu Müzik'in üstlendiği albümde, Metin Altıok dizelerinden bestelenmiş 28 şarkının yanı sıra kendi sesinden bir şiiri de yer alıyor. Metin Altıok, albümde yer alan şiirinde, "Hoşça kal diyebildim güçlükle- Sesimi iğneden geçirerek - Dönüp arkama yürüdüm Adım adım gittikçe küçülerek..." dizeleriyle, şiirine ısrar ve tutkuyla bağlı olanlara büyük ve bir o kadar da güçlü bir veda gönderiyor. 


    Metin Altıok Şiirlerinden Şarkılar


    21 yeni beste

    Albüme Grup Gündoğarken, Candan Erçetin, Ogün Sanlısoy, Vedat Sakman, Hilmi Yarayıcı, Yasemin Göksu, Senem Demircioğlu, Mehtap Meral, Orhan Alkaya, Muhteber Cihaner, Kumdan Kaleler, Çiğdem Erken, Umay Umay, Birsen Tezer, Demet Sağıroğlu, Doğan Duru, Selim Tarım, Mazlum Çimen, Ersel Serdarlı, Güvenç Dağüstün, Nevzat Karakış, 3 Bas, Üç Anadolu ve Murat Evgin vokalleriyle renk kattı. Ayrıca Güneş Duru, Kerem Doğrar ve Cihan Sezer besteleriyle albüme katkı sundu. 


    Fazıl Say, Sezen Aksu, Livaneli

    Çalışmaları bir yıldır süren ve yüze yakın Metin Altıok dostunun emeğinin geçtiği albümde, 21 yeni bestenin yanı sıra, Fazıl Say ve Serenad Bağcan'ın iki şarkısı yer alıyor. Sezen Aksu'nun çok sevilen Onno Tunç bestesi olan Kavaklar parçası ile Ataol Behramoğlu'nun Metin Altıok anısına yazdığı ve Zülfü Livaneli tarafından seslendirilen Yangın Yeri de dinleyicinin ruhunu bir kez daha fethetmeye aday. 


    Kürtçe ve ZazacaMetin Altıok'a ait "Kimliksiz Ölüler" adlı şiirin hem Kürtçe hem de Zazaca versiyonlarıyla hazırlanmış iki ayrı beste, albümün kayda değer sürprizlerinden. Son yıllarını Bingöl'de geçiren Metin Altıok'un yazdığı şiirin Kürtçe versiyonu Mirady tarafından 'Miriyên Bênasname'; Zazaca versiyonu ise Kardeş Türküler tarafından Merdê Bêkamiyê adıyla okundu.
    Metin Altıok Şiirlerinden Şarkılar

    DİSK 1

    1. Metin Altıok / Kor Düşseydi
    2. Fazıl Say / Serenad Bağcan / Düşerim
    3. Grup Gündoğarken / Geriye Kalan
    4. Candan Erçetin / Tamah
    5. Ogün Sanlısoy / Sorma Git
    6. Zuhal Olcay / Ormanların Gümbürtüsü
    7. Kardeş Türküler / Kimliksiz Ölüler (Merde Bekamiye)
    8. Vedat Sakman / Yol Şarkısı
    9. Hilmi Yarayıcı / Yasemin Göksu / Hançerin Sapı
    10. Senem Demircioğlu / Sevmiyorum Seni
    11. Mehtap Meral / Orhan Alkaya / İzin Verin de
    12. Muhteber Cihaner / Zor Zamanda Gazel
    13. Kumdan Kaleler / Evde Yoklar
    14. Fazıl Say / Serenad Bağcan / Bu Kekre Dünyada

    DİSK 2

    1. Çiğdem Erken / Umay Umay / Birsen Tezer / Havı Dökülmüş Sevincin
    2. Sezen Aksu / Kavaklar
    3. Mirady / Kimliksiz Ölüler (Mıriyen Benasname)
    4. Demet Sağıroğlu / Baharat Yollarında
    5. Güneş Duru / Sis
    6. Selim Tarım / Acılarla Sorularla
    7. Mazlum Çimen / Kuşlu Gazel
    8. Ersel Serdarlı / Sarıl Bana
    9. Güvenç Dağüstün / Evde Yoklar
    10. Nevzat Karakış / Zor Zamanda Gazel
    11. 3 Bas / İzin Verin De
    12. Üç Anadolu / Nihavent
    13. Murat Evgin / Bir Mektup Yazsam
    14. Zülfü Livaneli / Yangın Yeri
  • Ankara - Asım Gönen

    Ekleyen: Sadık Doğan →

    Ankara - Asım Gönen

    SAHNE-1
              ankara da oturdum bir kara taşa
    daha söz söylenmemişti
    daha insansızdı meydanlar
    meydanlar daha gün görmemişti
    halkım dedi son soluğu gövdesiz bir başın
                                                                  halkım
    şimdi ben
    bir devin ölüsü gibi uzanmış dağların
                                    mor çiçekler açmış günahıyım
    halkım ey
                         halkım
    şimdi ben
    sam yelinin biçtiği
                               gök ekinler hasadıyım
    görmeyenler görsün
                             duysun duymayanlar
    şimdi bu meydan
                            bu meydanlar
    giyotinden düşmüş bir başın çığlığıdır
    şimdi yitik bir sesim var o kanın yuttuğu
    çiçeklerin kokladığı
                          bedensiz bir soluğum var
    görse kapatır yüzünü ay
                 dağların en karanlık ardını arar yıldızlar
    o dağlar ki halkım
    ölmüş bir devin mor sessizliğidir
    açsam yaramı kızıla boyanır bir ülke
    ben böyle yaşam için öldükçe
                     nasıl dirilir ölüm için yaşayanlar halkım
    nasıl dirilir
     
    üşümeye ellerim yok şimdi
    emanet vermeye sesim yok
    bu meydan
                   bu meydanlar
    apaçık mezarıdır kapkarınlık bir vahşetin
    bu suçu gizleyemez tanrıların gazabı
    borsaların iştahı yutamaz bu kanı
    emanet verdiğimiz
                       bu canı hiçbir kılıf kirletemez
    sen ki üryan geldiğimiz
                                     kapalı bir kapısın
    her bir zerremizi mermi diye sürdük namluya
    ölüm tüketemez bizi
                                isterse kırılsın kanadı kavuşmanın   
    SAHNE- 2
    parça parça olmuş
    insan eti seğiriyor kumların üzerinde
    kızgın lavlardan almış rengini
    paramparça olmuş bedenlerin
                      gözlerine çizmiş kederini
    bir çocuk gömülmüş annesinin göğsüne
    ağzı kilitlenmiş korkuların çığlığı gözleri
    dik dur oğul diyor annesi
    dik dur
    ağlarsan kuzgunlara yem olur acımız
    iki eli iki yakamızda kalır
                                                üzülür babamız
    ağlarsan kuzgunlar konar bir gülün dalına oğul
                                                  dökülür yapraklarımız
    dik dur oğul
    kör pınarlar gibi kurut gözlerini bugün
                         dimdik görsün bizi düşmanlarımız
    derin kederlerle bileyle gözlerinin bıçağını
    sönmüş ocakların şivanıyla bileyle
    ağlayacak gün değil bugün
    daha sonra oğul
                       daha sonra birlikte ağlarız
    gömülmüş annesinin göğsüne bir çocuk
    sönmüş ocakların külüyle yüklü
                          bulutlar gibi bağlamış gözlerini
    bakmadan görüyor
               duymadan dinliyor babasının öyküsünü
    köknar ağacının kökleri gibi sarmış kollarını annesi
    ve bir devin yarasından akan
                                             acıyla boyamış yüzünü
    SAHNE -3
    orta yerinden biçilmiş bir bedenin
    eti ve kemiğidir
                    ölü martıların kıyıya vurduğu
    kederlerin ummanıdır bir babanın yüzü de
    en büyük gemilerin çığlığıdır
                            en derin okyanusların yuttuğu
    ne yalnızca bir babadır o
                                     ne de yalnızca bir eş
    yüzünde acıların oba kurduğu
              yılları dolanır onun devrimci olgunluğu
    köknar ağacının kökleri gibi sarıldığı karısı
    sevgilim dedi beni bırak
    ellerini tutmak istiyor
                             ölmek üzere bak
                      on yedi yaşında bir kız çocuğu
    köknar ağacının kökleri gevşedi
    durdu tiktakları saatin
                   düştü kollarından kuğu kuşu
    yumdu gözlerini
                 ellerini kutsal bir emanet gibi tuttuğu
                                                                     kız çocuğu
    neye yarar şimdi ağlamak
                                      gülmek
    en beter katliamın parça parça böldüğü
                                            beş yaşındaki bir çocuğun
                                                 babasını yitirmiş yumruğu
    SAHNE -4
    ne sarılmaya kol kalmış
                       ne bakmaya göz
    devrilmiş bir çınarın
         kızıl yaprakları gibi titriyor
    bedeninden kopmuş etlerin
                                     son soluğu
    ölümün insansız bıraktığı sen
                   kimliksiz mezarların çocuğu
    hangi parçana sarılacak
    göğüslerini yumruklamaya göğsü kalmamış
    burası derisine ot doldurulmuş
                              yalancı renklerin bile kaybolduğu
    vitrini değildir göstermelik acıların
    çıkarıp bağışlasam organlarımı
                        yoksulluktur yetişemem imdadına kardeş
    gözleri yok yummaya
                               susmaya sesi yok
    bu acıyı yıkamaya ummanlar yetmez
                           saramaz bu yarayı ağlamak
    bir mezar kazın bağrımın düzüne
                    taşlarında uzun havaların okunduğu
    minare kılıfları değildir oy
                     üzerinde bir annenin
                                        saçlarını yolduğu               
    SAHNE-5
    kesildi rüzgar
    durdu titremesi yaprakların
    karardı hava
    alıp başını
    bir alev topu gibi battı güneş
                          tutuştu etekleri bulutların
    topladı ellerini koynuna gece
    havaya sıçramış kan damlaları gibi
                         dondu kıpırtıları yıldızların                                                 
    dağıldı dört bir yana
    çığlıkları don vurmuş karanfillerin
    nasıl boşanacaktı morfinli uykulardan
    yürek yarasına
    sabaha kadar metal lavlar gibi dolan
                                                    evlat acıları
    açma musluklarını oğul
    indir demir perdelerini gözlerinin
    şimdi ağlamak intihar etmektir
    yüreği kızgın demirle dağlanmış
                         nöbetinde sıtmalı akşamların
    ölenler öldüler
    ölenler saçlarını demir tarakla yolan
    bir halkın bağrına gömüldüler
    maraş tı acının bir adı
                        öbür adı sivas
    alevlerinde roboski nin yandığı
    ankara ydı misket yağmurunun
                               zeytin dallarını kırdığı
     
    daha kuşlar uykusundan uyanmamıştı
    dallarda rüzgarın rengarenk ırgaladığı
    halaya durmamıştı daha yapraklar
    bir şivan düştü ocağına memleketin
    simsiyah kapladı dağların başını
                                    hüznün donuna girmiş bulutlar
    artık kuşsuz yuvalara yılanlar çöreklenir
    yüksekten uçar üveyikler
    artık annesiz babasız titrer
                     uykusunu yitirmiş çocuklar
    daha ceylanlar suya inmemişti
    saatin tik takları durmamıştı daha
    daha alanlar muradına ermemişti
    memleket insanı
                      davul zurna
    halaylarda al mendiller daha titrememişti
    yerden biter gökten iner gibi birden bire
    dört diyarın hasreti daha el ele vermemişti
    sanki yerin yedi katında gök gürledi
    kapandı pencere perdeleri
                     nar gibi yarıldı orta yerinden bedenler
    saçıldı ortalığa
                      kıpkırmızı taneleri



    Asım Gönen






    Ankara şiiri - Asım Gönen

    *Ankara - Asım Gönen

    Asım Gönen, Alanya'da her yıl düzenlenen Güncel Sanat Dergisi Kaygusuz Abdal Şiir Yarışması 2016 yılı değerlendirmesinde ödül aldı.  Duygu yükünü 10 Ekim 2015 yılında Ankara’da yapılması planlanan Barış Mitingi öncesinde, Ankara Tren Garı önünde patlayan bombalarla yaşamını yitirenlerden alan şiir, birincilik ödülüne layık görüldü.