Browsing "Older Posts"

  • Ben Anadolu'yum - Hacı Gürhan

    Ekleyen: Sadık Doğan → 31 Mart 2016 Perşembe
    BEN ANADOLU'YUM
    Ben Anadoluyum şiiri - Hacı Gürhan

    Bir yanımdan şafak sökerken bir baştan bir başa,
    Her gün selam veriyor güneş kurda kuşa.
    Dört mevsim bir yaşarım, yok cihanda böyle eş, akşam sefasından ufuklardan batıyor Güneş.
    İşte ben Anadolu'yum, yiğidim çatıktır kaşım,
    Bir babanın öz oğluyum, yedi kardaşım.
    Yedi oğlum var biri Aras'tır, bir ucunda serhat,
    Bir kızım var Dicle'dir, bir oğlum var Fırat, İki ikizim var Seyhan, Ceyhan kıskançlık verirler yada,
    Her nesneye can verilir, yeşil Çukurova'da.
    Bir oğlum var, uzun boyludur rengi kızıl ya,
    Bir kızım vardır, kaşları hilaldir adı Sakarya.
    İşte benim ben, ben Anadolu'yum.
    Ben Türküm, Kürdüm, Zazayım, Lazım, Çerkezim, Dadaşım
    Dedik ya bir babanın öz oğluyum, yedi kardaşım
    Ben Karadeniz'de Lazım Hazar denizinde Ahbazım,
    Bir elimde kemençe bir elimde sazım.
    İşte benim ben, ben Anadolu'yum.
    Ağrı Dağında güvercinim.
    Bitlis'te Ahlat, Van'da Gevaş'ım
    Ben Bingöl dağların da çobanım, Muş ile kardaşım.
    Hakkâri'de Ahmed-i Hani, Feqiye Teyran'a kuşum,
    Ben Cizre yollarında Mem-u Zin ile yoldaşım.
    Batman da petrol, Diyarbakır ovasında pamuk, Melik Ahmet dükkanında kumaşım.
    Siirt'te Koçero, Mardin'de Süryani Antep'te Şahin, Urfa'da Halil-ul Rahman sofrasında aşım.
    Ben Erzincan'da Terzi Baba Elâzığ'da Gagoşum.
    Ben Munzur'da Alevi, Sivas'ta Kızılbaşım.
    İşte benim ben, ben Anadolu'yum.
    Ben Hatay da Arap'ım Habib-i Neccar'a yandaşım,
    Ben Malatya, Adıyaman, ben Maraş'ım,
    Ben Kayseri, Kırşehir, Kırıkkale, eğilmez başım.
    Ben Yozgat, Tokat, Ankara vatan duvarında taşım.
    Adana, Antalya, İzmir, Bursa'dan hoşum,
    Sakarya, İzmit, İstanbul aşkıylan sarhoşum,
    Egede efe Trakya'da Roman Marmara'da Mamoş'um,
    Ben Yurtta Sulh Cihanda Barışım,
    Ben Kur'an-ı Kerim in ışığında çağdaşım,
    Ben Anadolu erenleri Mevlana, Yunus, Hacı Bektaş'ım
    Ey sevgili kendine gel ,sen bensin ben sizim.
    Çanakkale'de yatan binlerce kefensizim.
    Beni benden ayırmak ne mümkün, aynı bedenim, aynı kemiğim, aynı tırnağım, aynı dişim.
    Ben anayım, ben babayım, ben dayı, yeğenim, ben eşim.
    Ya Rabbi sana arzu niyazım var ayırma beni haktan.
    Ya rab koru beni düşmanlardan dış mihraklardan.
    Otuz beş yıldır ne baharım var ne yazım, mevsimde kışım.
    Ben üzgünüm, ben kırgınım, ben ağlayan gözlerde yaşım.
    Ben Gürhan'ım, garip ozanım, bu topraklarda vatandaşım.



    Hacı Gürhan
  • Gece Uçuşları: Gençlere Çağdaş Edebiyatımızdan Şiirler

    Ekleyen: Sadık Doğan →
    Gece Uçuşları - İshak Reyna

    Gece Uçuşları : Gençlere Çağdaş Edebiyatımızdan Şiirler - İshak Reyna

    YayıneviGünışığı Kitaplığı
    Derleyen
    Basım Tarihi
    Basım Yeri
    : İshak Reyna
    : Mart 2016
    : İstanbul
    Sayfa Sayısı: 328
    İshak Reyna’nın edebiyatımızdan 53 şairin şiirlerini gençler için bir araya getirdiği “Gece Uçuşları” Günışığı Kitaplığı etiketiyle yayımlandı.
    Günışığı Kitaplığı yayıncılıktaki 20. yılını şiirlerle kutluyor. Hazırladığı edebiyat seçkileriyle tanınan akademisyen, yazar İshak Reyna’nın çağdaş edebiyatımızdan özenle seçtiği 53 şairin 159 şiiri gençlerle buluşuyor. Günümüzden geriye doğru sıralanan 53 şairin her birinden seçilen üçer şiir, çağdaş şiirimizin söz ve biçim estetiğini, 20. yüzyıldan 21. yüzyıla geçirdiği değişimi örnekliyor. Genç şairlerden Gonca Özmen’le başlayıp usta şair Yahya Kemal’le son bulan kitapta, aşktan umuda, özgürlükten memleket duygusuna pek çok konu, birbirinden farklı üsluptaki şairlerin dilinden bir arada sunuluyor. Her yaştan okuru etkileyecek nitelikteki benzersiz seçki bir arşiv değerinde.
    Kitapta yer alan şairler: 
    Gonca Özmen, Ömer Şişman, Ali Özgür Özkarcı, Onur Caymaz, İbrahim Tenekeci, Didem Madak, Bejan Matur, Birhan Keskin, küçük İskender, Nevzat Çelik, Akif Kurtuluş, Nilgün Marmara, Mehmet Yaşın, Ahmet Erhan, Lâle Müldür, Sefa Kaplan, Haydar Ergülen, Ahmet Güntan, Murathan Mungan, Şavkar Altınel, Tarık Günersel, Yaşar Miraç, Cahit Koytak, Ataol Behramoğlu, Metin Altıok, Ülkü Tamer, Gülten Akın, Ece Ayhan, Cemal Süreya, Edip Cansever, Turgut Uyar, Metin Eloğlu, Ahmed Arif, Can Yücel, Attilâ İlhan, Özdemir Asaf, Salâh Birsel, İlhan Berk, Cahit Külebi, Behçet Necatigil, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Melih Cevdet Anday, Oktay Rifat, Orhan Veli, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dıranas, Asaf Hâlet Çelebi, Necip Fazıl, Ercümend Behzad Lâv, Nâzım Hikmet, Ahmet Hamdi Tanpınar, Yahya Kemal.  
    İshak Reyna kimdir? 
    1963’te İstanbul’da doğdu. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde deneme, öykü ve editörlük dersleri verdi. Halen derslerini Okan Üniversitesi Çeviri Yüksek Lisansı programında sürdüren Reyna, lise ve ortaokul öğrencileriyle sohbetlere de katılıyor; gençlere yönelik panoramik ya da tematik derlemeler hazırlıyor. 2008’de Ha Hayat, Ha Edebiyat adlı deneme kitabı, 2014’te Alis Çeşnici Tuşlar Diyarında adlı ilkgençlik romanı yayımlandı. 
    Çağdaş Türk ve dünya edebiyatından usta yazarların denemelerini Yetişkinler Ejderhalardan Neden Korkar? (2012) adıyla Günışığı Kitaplığı için derleyen Reyna’nın, son derleme kitabı Gece Uçuşları (2016).
  • Hacı Bektaş Veli 2016 Şiir Yarışmaları Şartnamesi

    Ekleyen: Sadık Doğan →
    Hacı Bektaş Veli 2016 Şiir Yarışmaları Şartnamesi
    53.ULUSAL 27. ULUSLARARASI HACI BEKTAŞ VELİ ANMA TÖRENLERİ VE  KÜLTÜR SANAT ETKİNLİKLERİ ÇERÇEVESİNDE DÜZENLENEN 2016 ŞİİR YARIŞMALARI ŞARTNAMESİ
    15-18 Ağustos 2016 tarihleri arasında düzenlenecek olan Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri çerçevesinde ‘HECE VEZNİ ve SERBEST VEZİN’’ Dallarında şiir yarışmaları düzenlenmiştir.
    Yarışmanın konusu; 
    Hacı Bektaş Veli Öğretisinde, adalet, dürüstlük anlayışı.
    Yarışmaya Katılma Koşulları;
    1. Yarışmaya katılan şiirlerin hiçbiri yayınlanmamış olması ve bir yarışmaya katılmamış olması gerekir,
    2. Yarışmalara en çok üç şiir ile katılına bilir. (ayrı, ayrı), Her şiir iki nüsha olacaktır.
    3. Yarışmacılar şiirlerinde açık isim ve mahlaslarını kullanmayıp rumuz kullanacaklardır,
    4. Yarışmacılar şiirlerini daktilo, bilgisayar veya okunaklı olarak el yazısı ile yazabilirler.
    5. Şiirler ayrıca Cd ile gönderilecektir.
    Teslim Şekli;
    Yarışmacılar ad, soyadı, mahlası, özgeçmişi ve tebligat için açık adresi ve telefonu yazarak bir zarfa koyup zarfı kapatacaklar ve üzerine’’Rumuzu, şiirin adını ve hangi dalda yarışmaya katıldıklarını yazacaklar, üzerine yine sadece ‘’Rumuz’’  yazılı ikinci bir zarfa şiirini koyarak kapatacaklar. Her iki zarfı üçüncü bir zarfın içine koyarak 17 Haziran 2016 tarihine kadar Hacıbektaş Belediyesi’ne teslim edecekler. Şiirlerini posta yolu ile gönderecek yarışmacıların bu tarihi dikkate alarak birkaç gün önceden göndermeleri önerilir.
    Değerlendirme;
    Madde 3’e göre teslim edilmiş şiir zarfları ile rumuz zarfları ayrılarak şiir zarfları      01 Temmuz 2016 tarihine kadar Jüri Üyelerine bir tutanakla teslim edilecektir. Jüri değerlendirmesini yaparak şiirlerle rumuzları yazılı tutanağı 01 Ağustos 2016 tarihine kadar Hacıbektaş Belediyesine teslim edeceklerdir. Yarışmanın sonucu www.hacibektas.bel.tr internet adresinden duyurulacaktır.
    Hacı Bektaş Veli Anma Kurulu kendisinde bulunan rumuz zarflarını açarak dereceye girenlere ödüllerin verilmesi konusunda tebligatta bulunacaktır.
    Ödüller
    1.ye     600 ¨
    2.ye     500 ¨
    3.ye     400 ¨
    2 Tane Mansiyon  olarak tespit edilmiştir.,
    Posta Adresi
    Hacıbektaş Belediye Başkanlığı (Şiir-Öykü Yarışması)
    Cemalettin Çelebi Cad. No:1
    50800 Hacıbektaş/NEVŞEHİR
  • Şair Pablo Neruda'nın Hayatı Roman Oldu

    Ekleyen: Sadık Doğan → 24 Mart 2016 Perşembe
    Şair Pablo Neruda'nın Hayatı Roman Oldu

    Şair Pablo Neruda'nın Hayatı Roman Oldu

    Neruda Vakası - Roberto Ampuero

    • Kitabın Adı:
      Neruda Vakası
    • Yazar:
      Roberto Ampuero
    • Baskı Tarihi:
      Kasım 2015
    • Sayfa Sayısı:
      312
    • İSBN:
      9786059799560
    • Kitabın Türü:
      Roman, Polisiye, Edebiyat
    • Orijinal Adı:
      El caso Neruda
    • Çeviri:
      İdil Dündar
    • Dil:
      Türkçe
    • Yayınevi:
      Kırmızı Kedi Yayınları

    Roberto Ampuero’nun “Neruda Vakası” adlı polisiye romanı, İdil Dündar çevirisi ve Kırmızı Kedi etiketiyle yayımlandı.

    (Tanıtım Bülteninden)

    Nobel Ödüllü şair Pablo Neruda ölümcül bir hastalığın pençesinde, geçmişindeki hatalarıyla yüzleşmektedir. En büyük umudu, hayatının sırrına ışık tutacak kişiyi, Doktor Ángel Bracamonte'yi bulmaktır.

    Devlet başkanı Salvador Allende'nin yakın dostlarından biri olan Neruda, Pinochet darbesi öncesinde Şili'de kimseye güvenememektedir. Ama bu durum, Kübalı sürgün Cayetano Brulé'yle tanıştığında değişecektir. Neruda, Cayetano'ya hayatını değiştirecek bir teklif sunar. Tereyağı ve sigaranın bulunamadığı, karneyle etin bile alınamadığı zamanlarda gelen bu dedektiflik teklifi Cayetano için bulunmaz bir fırsattır. İlk başlarda zorlanan Cayetano, yeni mesleğinin püf noktalarını şairin verdiği Georges Simenon'un ünlü polisiye romanlarında bulur. Araştırmalarında Şili'den Meksika'ya, Küba'dan Doğu Berlin'e sürüklenen Cayetano, Neruda'nın aslında başka bir şeyin peşinde olduğunu keşfedecektir.

    Ampuero, Şili'yi darbeye götüren süreci ve ülkedeki darbe öncesi gerilimi başarıyla anlatırken, hikâyeyi Pablo Neruda'nın hayatıyla; aşkları ve şiirleriyle harmanlıyor.
  • Şiir Kütüphanesi Sesli Şiir Antolojisi’yle 4. yaşını kutluyor

    Ekleyen: Sadık Doğan →
    Şiir Kütüphanesi Sesli Şiir Antolojisi’yle 4. yaşını kutluyor
    Şairlerin şiirlerini okuyacağı Sesli Şiir Antolojisi etkinliği, 29 Mart Salı 19.00’da Bursa-Nilüfer Nâzım Hikmet Kültürevi’nde düzenleniyor. 
    Türkiye’nin ilk ve tek Şiir Kütüphanesi, Sesli Şiir Antolojisi’yle 4. yaşını kutluyor.
    Şükrü Erbaş, Eren Aysan, Şeref Bilsel, Yusuf Alper, Asuman Susam, Gökçenur Ç., Betül Dünder, Efe Duyan, Didem Gülçin Erdem, Kadir Aydemir, Mustafa Muharrem ve Güney Özkılınç’ın şiirlerini okuyacağı Sesli Şiir Antolojisi, 29 Mart Salı 19.00’da Nâzım Hikmet Kültürevi’nde düzenleniyor.
    Bilgi için: (224) 413 2737
    Kaynak:edebiyathaber.net
  • 6. Ulusal Amasyalı Mihri Hatun Şiir Yarışması 2016 Şartnamesi

    Ekleyen: Sadık Doğan → 18 Mart 2016 Cuma
    AMASYA BELEDİYESİ 6. ULUSAL “ AMASYA’LI MİHRÎ HATUN” ŞİİR YARIŞMASI 2016 ŞARTNAMESİ

    AMASYA BELEDİYESİ 6. ULUSAL “ AMASYA’LI MİHRÎ HATUN” ŞİİR YARIŞMASI 2016 ŞARTNAMESİ



    Amasya, dillerden düşmeyen destanların, dünyaya nam salmış aşkların yaşandığı şehirdir. Bu sevgi, yeri gelmiş Şirin’i uğruna Ferhat’ın külüngüyle dağları dövmüş, günü gelmiş “Hattatların Piri” Şeyh Hamdullah’la hat sanatını zirveye taşımış, günü gelmiş divan edebiyatımızın ilk kadın şairi Mihrî Hatun’la dizelere dökülmüştür. Sayısız medeniyetin filizlenip boy verdiği bu topraklarda Milli Mücadele’nin de ilk kıvılcımı yakılmıştır. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal’in silah arkadaşlarıyla Amasya’dan tüm dünyaya ilan ettiği Amasya Tamimi’nin 97. Yılı’nı kutlayacağımız 2016’da “12-22 Haziran Uluslararası Atatürk Kültür ve Sanat Haftası” etkinlikleri arasında bu yarışması altıncı kez yerini alacaktır.
    Şiir yarışmamıza adını verdiğimiz Amasyalı Mihrî Hatun ise, nazireleri ve divanıyla kadın şairler içinde sevda ile ilgili duygularını samimi bir şekilde yazması bakımından dünyada farklı bir yere sahiptir. Amasyalı Mihri Hatun’un; sade bir dille yazdığı kaside ve gazelleri ise adeta sevda şehri Amasya’nın hikâyesini anlatmaktadır. 1460 ya da 1461′de Amasya’da doğduğu ve 1506′da yine burada vefat ettiği rivayet edilmektedir. Güzelliğiyle bölgede ün salan Mihri Hatun hiç evlenmemiştir.
    Tarihin her döneminde devleti ve milleti ile barışık, geçmişten kalan güzellikleri geleceğe aktarma çabası içinde bulunmuş, vefakâr, hoşgörülü ve tarihe yön verecek kadar azimli insanların yaşadığı şehzadeler şehri Amasya, tarihin akışında her zaman mihenk taşı olma konumunu korumuştur. İşte bu nedenlerle Amasya Belediyesi’nin yapmış olduğu kültürel faaliyetlerin karikatür ve fotoğraf yarışmaları yanında sanatın bir başka ve en önemli estetik formlarından olan şiirle süslenmesi ve şairlerimizin, mana ve ana temasını tamamen kendi ruh dünyalarında anlam bulduracakları dizelere dökmeleri amaçlanmıştır.

    YARIŞMAYA KATILACAKLARDA ARANACAK ŞARTLAR
    • Yarışmaya 18 yaş ve üzeri herkes katılabilir.
    • Seçici Kurul Üyeleri ve birinci derecede yakınları yarışmaya katılamazlar.
    • Yarışma konusu şiirin evrensel değerleri çerçevesinde tamamen serbesttir.
    • Eserler Hece, Aruz ve Serbest ölçü olmak üzere üç kategoride ayrı ayrı değerlendirmeye alınacaktır.
    • Yarışmaya katılacak şiirler, daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış ve herhangi bir yarışmada derece ve mansiyon almamış olmalıdır.
    • Yarışmacılar tek rumuzla her bir kategoride (Hece,Aruz,Serbest) en fazla 2 tane olmak üzere toplam da 6 şiirle katılabilirler.
    • Şiir metnine kesinlikle ad ve soyad yazılmayacaktır.
    • Şartnameye uymayan şiirler değerlendirmeye alınmayacaktır
    • Şartnamede belirtilmeyen konularda Seçici Kurul tarafından (tutanakla) kayıt altına alınan kararlar geçerlidir.
    • Şiirlerin sorumluluğu şairlerine aittir.
    • Tüm eserlerin telif hakkı Amasya Belediyesi’ne ait olup iade edilmez. Yarışmacılar ödül alan ve yayınlanmaya uygun bulunan şiirlerinin Belediyemiz tarafından hazırlanacak olan albümde yayınlanmasını yarışmaya katılmakla kabul etmiş sayılacaklardır.
    • Eserler kendi kategorilerinde ödüllendirilecektir.
    • Yarışmada birincilik alan yarışmacılar bir sonraki yıl birincilik aldıkları kategoride yarışmaya katılamazlar.
    Eserler, online (çevrimiçi) olarak http://www.amasyayarismalari.com adresinden yüklenecektir.
    • Katılımcılar üyelik sayfasındaki gerekli formu eksiksiz doldurarak tamamlayacaklar; sonra eserlerini yükleyeceklerdir.
    • Elden teslim, e-posta yada CD/DVD/Taşınabilir bellek yoluyla gönderilen eserler kabul edilmeyecektir.
    • İnternet üzerinden üye olma veya yarışmaya katılma aşamasında sistemden veya kullanıcıdan kaynaklı hatalar oluşması halinde yarismalar@amasya.bel.tr adresinden iletişime geçilerek bilgi verilmesi halinde problem kısa sürede giderilecek ve katılımcı bilgilendirilecektir. Bu adrese eser gönderilmesi yarışmaya katılındığı anlamına gelmez.
    • Yarışmaya, yarışma web sayfasına üye olup eser göndererek katılan tüm yarışmacılar, şartnamede belirtilen yarışma koşullarına uymayı kabul etmiş sayılır. Bu koşullara uymayan katılımcılar yarışma dışı bırakılır.
    ÖDÜLLER
    (Her Kategori için)
    Birincilik Ödülü : 2.500 TL.-(Net)
    İkincilik Ödülü : 2.000 TL- (Net)
    Üçüncülük Ödülü : 1.500 TL- (Net)
    Mansiyonlar (3 Adet) : 750 TL- (Net) (her kategori için)
    Dereceye giren ve mansiyona değer bulunanlara ayrıca plaket verilecek ve Jüri değerlendirmesi sonucu belirlenen eserlerle birlikte albüm haline getirilerek yayınlanacaktır. Yarışma törenine katılamayan derece ve mansiyon sahiplerinin para ödülleri Üye Bilgileri bölümünde bildirdikleri iban numarasına havale edilir.(banka masrafları kazanılan ödüllerden düşülecektir.) Hak sahibinin iban numarasını bildirmemesi durumunda ödül bedeli sonuçların açıklandığı tarhihten itibaren 1 yılın sonunda zaman aşımına uğrar. Zaman aşımı durumunda hak sahibinin ödül, telif vb. herhangi bir talebi olamaz.
    SEÇİCİ KURUL ÜYELERİ
    • Osman AKBAŞ
    Belediye Başkan Yardımcısı
    • Prof. Dr . Hicabi KIRLANGIÇ
    Ankara Üniversitesi
    • Yrd. Doç. Metin HAKVERDİOĞLU
    Amasya Üniversitesi
    • Dr. Barış DOĞAN
    Şair-Yazar
    • Olcay GÖKÇE
    Edebiyat Öğretmeni
    • İsa KOCAKAPLAN
    Türk Edebiyat Vakfı
    Öğretim Üyesi
    • Ali Rıza ATASOY
    Dünya Aydınlar ve Yazarlar Derneği
    Şair/Yazar
    Değerlendirme Kriterleri:
    Yarışmaya başvuran şiirler, Seçici Kurul tarafından belirlenen aşağıdaki kriterlere göre 100 üzerinden puanlama yolu ile değerlendirilecektir.
    • Özgünlük
    • Sanatsal değeri
    • Türk örf, adet ve geleneklerine uygunluk
    • Türkçe’nin kullanımı ve zenginliği

    YARIŞMA TAKVİMİ
    Son başvuru : 12 Nisan 2016 SalıJüri değerlendirmesi : 30 Nisan 2016 Cumartesi
    Sonuçların ilan tarihi : 2 Mayıs 2016 PazartesiÖdül töreni :.Amasya Belediyesinin belirleyeceği gün, saat ve yerde ödüller sahiplerine verilecektir.
    SON HÜKÜMLER
    1. Ödül almaya hak kazanan ve dışarıdan Amasya’ya gelecek olan yarışmacıların kendilerine ait Ulaşım (otobüs), Konaklama ve Ağırlama masrafları belediyemiz tarafından karşılanacaktır. (Yarışmacıların beraberinde getirdikleri misafirlerin masrafları kendilerine ait olacaktır.)
    2. Ulaşım masrafları için (Otobüs) bileti gidiş-dönüş olarak resmi rayiç bedeller dikkate alınır.
    3. Seçici Kurul üyelerine mansiyon ücreti verilir. Ulaşım ve konaklama masrafları Amasya Belediyesi tarafından karşılanacaktır. Seçici kurul üyelerine verilen ücret Belediye temsilcisi olarak seçici kurulda bulunan Başkan Yardımcısına verilmez.
    4. Ödül törenine katılmak isteyen seçici kurul üyelerinin Ulaşım ve konaklama bedeli Amasya Belediyesi tarafından karşılanacaktır.
    5. Ödül töreninde sahne alacak ses ve saz sanatçılarının ücretleri ayrıca ödenir.
    6. Yarışmaya başvuran yarışmacılarımız yukarıdaki şartname hükümlerini ve dereceye giren veya yayınlanmaya layık görülen eserlerimin her türlü kullanım haklarının Amasya Belediye’sine ait olduğunu kabul etmiş sayılır.
    İLETİŞİM
    Yarışma Koordinatörü : Hakan ARLI
    Adres : Amasya Belediye Başkanlığı “6. Ulusal Amasyalı Mihrî Hatun Şiir Yarışması” Amasya Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Amasya Belediyesi Kültür Merkezi Binası55 Evler Mah. Mehmet Varinli Cad. No: 95-101 05100 AMASYA
    Tel : 0 358 212 01 27
    Santral : 0358 212 01 28 (Dahili: 314)
    e-posta : yarisma@amasya.bel.tr
  • 17. Yüzyıl Şairleri ve Şiirinin Özellikleri

    Ekleyen: Sadık Doğan → 17 Mart 2016 Perşembe
    17. Yüzyıl Edebiyatı Şairleri


    17 yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri




    • Nefi, 
    • Nabî, 
    • Şeyhülislam Yahya, 
    • Şeyhülislam Bahar, 
    • Neşatî, 
    • Rasih, 
    • Nev’izade Atai, 
    • Haleti, 
    • Cevri, 
    • Fehim, 
    • Naili, 
    • Nedim-i Kadim, 
    • Sabit



    17. yüzyıl Tasavvuf / Tekke Edebiyatı Şairleri




    • Âdem Dede
    • Elmalılı Sinan Ümmi
    • Niyazî-i Mısrî
    • Şeyhülislam Yahya
    • Kul Nesîmî
    • Aşık Virani
    • Oğlanlar Şeyhi İbrahim Efendi
    • Nakşi Akkirmanî
    • Gaybi Sunullah
    • Aziz Mahmud Hüdai


    17. yüzyıl Aşık / Halk Edebiyatı Şairleri


    17. yüzyıl âşık edebiyatının en güçlü olduğu dönemdir.
    • Aşık,
    • Aşık İbrahim,
    • Aşık Mustafa,
    • Aşık Ömer,
    • Benli Ali,
    • Bursalı Halil,
    • Edhemi,
    • Demircioğlu,
    • Ercişli Emrah,
    • Eroğlu,
    • Gedayi,
    • Gevheri,
    • Haki,
    • Haliloğlu,
    • Kâmili,
    • Karaca Oğlan,
    • Kâtibi,
    • Kâtip Ali,
    • Keşfi,
    • Kayıkçı Kul Mustafa,
    • Köroğlu,
    • Kul Deveci,
    • Kul Süleyman,
    • Kuloğlu,
    • Öksüz Aşık,
    • Piroğlu,
    • Sun’i,
    • Şah Bende,
    • Şahinoğlu,
    • Şermi,
    • Tameşvarlı Aşık Hasan,
    • Türabi,
    • Üsküdari,
    • Yazıcı,
    • Zaifi

    17. Yüzyıl Şiirinin Genel Özellikleri


    XVII. yüzyılda yetişen âşıkların şiir sayısı XVI. ve XVIII. yüzyıl âşıklarına göre çok daha fazladır. Bu da toplumun âşıkları kabullenmesiyle ilgili olmalıdır. Bugün Türk okuyucusu XVI. yüzyıldan bir tek âşığı bilmezken, XVII. yüzyılda yetişenler daha geniş bir coğrafyada tanınmaktadır.
    Türk âşık şiirinin ilkleri de bu yüzyılda görülmektedir. Aşık Ömer şairnâme türünün ilk örneğini vermiştir. Bu şairnâmenin yardımıyla Bursali Halil’in dilinin sade olduğunu, Yazıcı’nın Bahr-i Sefid’de (Akdeniz) boğularak öldüğünü, Kuloğlu'nun pek şöhretli olduğunu, Öksüz Aşıkın şiirlerinin bal gibi tatlı olduğunu öğreniyoruz.
    Sun’înin Tekerleme adlı şairnâmesinden Benli Alinin balıkçı olduğunu, Abdinin ise Bağdat’a şan verdiğini belirleyebiliyoruz.
    Bu yüzyılın âşıkları hece vezninin yanında aruz vezniyle de şiirler yazmışlardır, Hatta âşıklar arasında divan sahibi olanları bile vardır.
    XVII. yüzyılda yaşayan âşıklar; koşma, destan ve semai türlerinin yanı sıra, aruzlu türlerden divanî, semai, kalanderi vb. dallarında da eserler vermişlerdir.
    XVI. yüzyıldan itibaren âşıkların hayatları etrafında oluşan halk hikâyeleri, bu yüzyılda oluşumunu devam ettirmiştir. Yaşayan bir âşık olan Ercişli Emrah, âşıklığından daha çok Ercişli Emrah ile Selvi Han adlı halk hikâyesi ile öne çıkmıştır, Karaca Oğlan’ın hayatı etrafında ise bir bölümü daha sonra olmak üzere efsane ve halk hikâyesi oluşmuştur.
  • Beklenen şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

    Ekleyen: Sadık Doğan →
    Beklenen şiiri - Necip Fazıl Kısakürek

    Beklenen 

    Ne hasta bekler sabahı, 
    Ne taze ölüyü mezar. 
    Ne de şeytan, bir günahı, 
    Seni beklediğim kadar.



    Geçti istemem gelmeni, 
    Yokluğunda buldum seni; 
    Bırak vehmimde gölgeni, 
    Gelme, artık neye yarar?
    Necip Fazıl Kısakürek
    * Bu şiiri bir de Hıncal Uluç'un Necip Fazıl'ın Beklenen şiiri ile harmanlayarak yazdığı, kendi yaşamından bir kesit sunan aşağıdaki yazıyla birlikte okumanızı tavsiye ederiz. 
    " Seni Beklediğim Kadar!.."

    Üniversiteli delikanlı Kolejli kıza bir voleybol maçında rastladı. Okul salonundaydı maç. Tribünsüz, minik bir salon.. Seyircilerle, oyuncular arasında, sahanın çizgisi vardı sadece.. O kadar yakındılar..
    Delikanlı, bu tatlı, bu güzel, bu dünyalar şirini kızı ilk defa görüyordu takımda.. Hoşlandığını, fena halde hoşlandığını hissetti. Az sonra bir şeyi daha hissetti. Uzun zamandan beri maçı değil, o güzel kızı izlediğini.. Kız servis atarken hemen önünden geçti. Göz göze geldiler.. Kız gülümsedi.. Delikanlı, çok popülerdi o yıllarda..
    Kız onu tanımış olmalıydı. Kim bilir, belki kız da ondan hoşlanmıştı.. Belki de delikanlı öyle olmasını istediği için ona öyle gelmişti.. Set değişip, takım karşıya gidince, delikanlıda yerini değiştirdi, o da karşıya gitti.. Üçüncü sette tekrar eski yerine döndü.. Kızda gidiş gelişleri fark etmişti galiba.. Bir defa daha gülümsedi. Manidar..
    "Anladım" der gibi bir gülümseyişti bu.. Delikanlı o hafta boyu hep bu dünyalar şirini kızı düşündü.. Pazar günü, sabahın köründe kalktı, erkenden oynanacak maçı, ne maçı canım, o dünyalar şirini kızı görmek için.. Delikanlı artık kızın hiçbir maçını kaçırmıyordu.. 
    Dahası.. 
    Ankara Koleji'nin her dağılış saatinde, okul civarında oluyordu, onu bir kez daha görmek için.. Karşılaştıklarında, hafif çok hafif bir gülümseme, çok minik bir baş eğmesi ile selamlaşır olmuşlardı..
    Bir defasında, yaptığına sonra kendisi de günlerce güldü.. O gün gene tesadüfmüş gibi, okul dağılımı kızın karşısına çıkmış, gülümseyerek selamlamış, sonra arka sokaklara dalıp, yıldırım gibi koşarak, bir blok ötede gene karşısına çıkmıştı.. Kız bu defa, iyice gülmüştü.. Karşısında, sözüm ona ağır ağır yürüyen, ama nefes nefese delikanlıyı görünce.. 
    Delikanlı, voleybol takımının kaptanını iyi tanıyordu. Arkadaştılar. Sonunda bütün cesaretini topladı, kaptana açıldı.. O kızdan fena halde hoşlanıyordu. Galiba kız da ona karşı boş değildi. Bir yerde, bir şekilde tanışmaları gerekiyordu.. O zamanlar, bu işler böyle oluyordu çünkü.. Kaptan: "Tabii" dedi.. "Bu hafta sonu güzel bir konser var. Biz onunla gitmeye karar vermiştik zaten. Sen de gel. Hem konseri birlikte izleriz, hem de tanışırsınız.."
    "Mutluluk işte bu olmalı" diye düşündü delikanlı.. "Mutluluk işte bu.." Ve konser gününe kadar geceleri hiç uyuyamadı.. Konser gününü de hiç ama hiç unutmadı..
    O ne heyecandı öyle.. Konserin verildiği sinemanın kapısında tanıştılar.. El sıkıştılar.. O güzel ele dokunduğu anı da hiç unutmadı delikanlı.. Kaptan, salona girdiklerinde, ustaca bir manevra daha yaptı. Delikanlı ile dünyalar şirini kız yan yana düştüler. İnanamıyordu delikanlı.. Onunla nihayet yan yana oturduğuna, onun sıcaklığını hissettiğine, onun nefesini duyduğuna inanamıyordu.. Biraz önce tanışırken tuttuğu el, bir karış ötesinde öylesine duruyor, delikanlı, sahnede dünyanın en romantik şarkısı söylenirken ki, o an dünyanın bütün şarkıları dünyanın en romantik şarkısıydı ya, o eli tutmak için öylesine büyük bir arzu duyuyordu ki içinde.. Ama uzatamıyordu işte elini.. Her şey böyle iyi giderken, yanlış bir hareketle, onu ürkütebileceğinden, incitebileceğinden öylesine korkuyordu ki.. Sonunda dayanamadı, sanki kolu uyuşmuş gibi, uzandı.. Kolunu kızın koltuğunun arkasına koydu.. Kızın omzuna değil.. Koltuğun üzerine.. Sonra kız arkaya yaslandı.. Birkaç saç teli, delikanlının elinin üzerine dokundu.. Kalbi yerinden fırlayacak gibi atıyordu artık genç adamın.. Dünyalar şirini kızın saçları eline dokunuyordu çünkü.. 
    Konserden çıkarken, kız, şakalaştı.. "Sizi her maçımızda görüyoruz. Alıştık nerdeyse.. Yarın Adana'da maçımız var.. Gözlerimiz sizi arayacak.."
    Hayır, aramayacaktı..
    Delikanlı o anda kararını vermişti çünkü.. Cebinde onu otobüsle Adana'ya götürüp getirecek, hatta öğle yemeğinde bir de Adana kebap yedirecek kadar para vardı.. Gece yarısı kalkan otobüse bindi..
    Sabah erkenden Adana'ya indi. Maç saatine kadar başı boş dolaştı.
    Salona erkenden girdi, en ön sıraya tam servis köşesine en yakın yere oturdu.. Takımlar sahaya çıkarken, salondaki en heyecanlı seyirci oydu. Maç falan değildi sebep tabii.. İlk sette kız farkında bile değildi onun.. Nerden olsundu ki.. İkinci sette öbür tarafa gittiler.. Döndüklerinde, üçüncü sette kız fark etti delikanlıyı..Yüzünde çok ama çok şaşkın bir ifade, biraz mutluluk, birazda gurur vardı sanki.. Ankara'nın hele Kolej'de çok popüler bu delikanlısının onun için ta oralara geldiğini bilmenin gururu.. 
    Maç bitti. Kız soyunma odasına, delikanlı garajlara gitti. Tek kelime konuşmadan.. Konuşmaya gelmemişti ki.. 
    Kız "Keşke orada olsaydın" demişti. O da olmuştu işte.. Hepsi o.. Ona o kadar çok şey söylemek istiyordu ki aslında..
    Bir gün üniversite kantininde gazete okurken, iç sayfalarda bir şiire rastladı. Daha doğrusu bir şiirden alınmış bir dörtlüğe..
    Söylemek istediği her şey bu dört satırda vardı sanki..
    Bembeyaz bir karta yazdı o dört satırı.. Öğleden sonrayı zor etti, Kolejin önüne gitmek için.. Kızın karşıdan geldiğini gördü. Koşarak yanına gitti. "Bu sana" diye kartı eline tutuşturdu ve kayboldu ortadan, kız, dizeleri okurken.. 
    "Ne hasta beklerdi sabahı
    Ne taze ölüyü mezar
    Ne de şeytan bir günahı
    Seni beklediğim kadar!.."
    Ertesi gün öğleden sonra, tarif edilemez heyecanlar içinde Kolej'in önündeydi gene.. Kız karşıdan geliyordu.. Bu defa yanında arkadaşları yoktu. Yalnızdı..Yaklaştığında işaret etti delikanlıya.. Gözlerine inanamadı genç adam.. Onu yanına mı çağırıyordu yoksa.. Evet, çağırıyordu işte.. Kalbinin duracağını sandı yaklaşırken.. "Sana bir şeyler söylemek istiyorum" dedi kız.. O da heyecanlıydı, belli.. 
    "Bak iyi dinle.. Dünkü satırlar için çok teşekkürler.. Herhalde hissettin, ben de senden hoşlanıyorum. Ama senden evvel tanıdığım birisi daha var. Ondan da hoşlanıyorum ve henüz karar veremedim, hanginizden daha çok hoşlandığıma.. Ve de şu anda, onu terk etmem için bir sebep yok."
    "O zaman karar verdiğinde ve de eğer seçtiğin ben olursam, hayatında başka kimse olmazsa, ara beni" dedi delikanlı ikiletmeden.. Ayrıldı kızın yanından.. Bir daha voleybol maçına gitmeden, bir daha okul yolunda önüne çıkmadan.. Bir daha onu hiç görmeden.. 
    Yıllarca sonra Levent'in söyleyeceği şarkıdaki Sezen'in sözlerini o, o zaman biliyordu sanki. Aşk onurlu olmalıydı.. Günlerce, haftalarca, aylarca bekledi.. Tıpkı, kıza verdiği o dörtlükteki gibi bekledi.. Hastanın sabahı, seytanın günahı beklediği gibi bekledi.. Heyecanla bekledi. Hırsla, arzuyla bekledi. Umutla, umutsuzlukla bekledi. Bazen öfkeyle bekledi.. Ama bekledi.. Başka hiç kimseye bakmadan, başka hiç kimseyi bulmadan bekledi.
    Bir gün bir şiir antolojisinde şiirin tamamını buldu.. İki dörtlüktü şiir aslında.. İlki kıza verdiği.. Bir ikinci dörtlük daha vardı o kadar.. O dörtlüğü de bir kartın arkasına dikkatle yazdı.. Cebine koydu..
    Bekleyiş sürüyor, sürüyordu..
    Okullar kapandı, açıldı.. Aylar, aylar geçti.. Bir gün delikanlı kızı aniden karşısında gördü.. "Günlerdir seni arıyorum" dedi kız. "Günlerdir seni arıyorum. İşte sana haber.. Artık hayatımda hiç kimse yok!.."
    "Yaa" dedi delikanlı.. "Yaa" dedi sadece.. 
    Kalbi heyecandan ölesiye çarparken, aylardır ölesiye beklediği an gelip çatmışken, ağzından sadece bu ses çıkmıştı.. 
    "Yaaa!.."
    Cebinde artık iyice eskimiş kartı uzattı kıza.. "Sana bir şiirin ilk dörtlüğünü vermiştim ya bir gün" dedi.. "Bu da ikinci ve son dörtlüğü onun.."
    Sonra yürüdü gitti, arkasına bile bakmadan.. Kız dizelere bakarken..
    "Geçti istemem gelmeni
    Yokluğunda buldum seni.
    Bırak vehmimde gölgeni
    Gelme artık neye yarar!.."

    Aradan yıllar, çok ama çok uzun yıllar geçti. Delikanlı bugün hâlâ düşünüyor.. 
    O uzun, çok uzun bekleyiş aşkını öldürmüş müydü, acaba?.
    Ya da beklerken, ölesiye beklerken hayalinde öylesine bir sevgili yaratmıştı ki, artık yaşayan hiç kimse bu hayali dolduramazdı.. O sevgilinin kendisi bile.. Hayalindekini yaşatmak için mi, yaşayanı silmişti yani?.. Yokluğunda bulmak bu mu demek oluyordu?.. 
    Ya da.. Ya da.. 
    Bir şiirin romantizmine mi kapılmış, bir delikanlılık jesti uğruna, mutluluğunun üzerinden öylece yürüyüp gitmişti, acaba? 
    Delikanlı bu soruların yanıtını bugün hâlâ bilmiyor.. 
    Bilmediğini de en iyi ben biliyorum.. Çünkü, delikanlı..
    ..bendim!..

    ***
    Delikanlının kıza verdiği dizeler Necip Fazıl Kısakürek'indi.. Beklenen adlı bir şiir.. 
    Gençliğimin kilometre taşlarından birinde buluşmuştuk şairle.. Dizeleri yön vermişti bana.. Hayatımı kimbilir nasıl değiştirmişti, sekiz satırıyla..

    Hıncal Uluç