• Basit Yaşamak Şiiri ve Şairi Yalçın Ergir'in Anlatımıyla Aziz Nesinlik Hikayesi

    Editör: Sadık Doğan
    Tarih: 3 Ağustos 2014 Pazar
    Basit yaşayacaksın.

    Mesela susayınca su içecek kadar basit.
    Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.

    Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
    tek bir düğme, tek bir cümle gibi;
    sevince lafı dolandırmadan söylediğin
    “seni seviyorum” gibi.

    Basit bir öpücük yetecek sana;
    basit sıcak bir öpücük
    ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.
    O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
    o öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.

    Kabak çekirdeği verecek sana
    rakamların veremediği mutluluğu.

    El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak
    en değerli kağıdın;
    hep yanında taşıdığın,
    atmaya kıyamadığın.

    İki harekette giyiniverecek,
    iki harekette soyunuvereceksin.
    Kısacık olacak uyanman
    ve yola çıkman arasında geçen süre;
    kısacık olacak
    sıcacık kollara dolanman
    ve yolculuklara çıkman arasında geçen süre.

    Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
    bakışların bile anlatabilecek kendini.

    Beklentilerin de basit olacak.
    Kaf Dağı’nın önünde bekleyecek mutluluklar.
    Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
    ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana
    en ucuz aşk romanını.

    Pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.
    Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.

    Bir kaşarlı tost olacak aradığın
    nasıl oturacağını bilemediğin sofrada;
    parmakların olacak en kıymetli çatalın.
    Yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.
    İskender’in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.

    Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
    kontrplak bir gitarda, doğru basılmış bir
    “fa diyez”in mutluluğunu.

    Makyajın ilk “a” sına kadar bilmen yetecek.
    Temizlik kokacak en pahalı parfümün

    “Bilmiyorum” diyebileceksin bilmediğinde
    ve çok normal olacak onu da bilmeyişin.
    Tek dereden su getirmen yetecek,
    bir “istemiyorum” diyebilmeye.

    Ne durduğu farketmeyecek abanın altında.

    Saatin, sadece saati gösterecek;
    Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın.
    Küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan.

    Basit yaşayacaksın, basit.
    Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi

    basit...

    düş hekimi yalçın ergir

    düş hekimi yalçın ergir   

    Kaynak:*http://www.ergir.com/basit_yasamak.htm  *"Düş Hekimi - 2" kitabı - Çınar Yayınları - Haziran 2002


    Düş Hekimi Yalçın Ergir'in Yaşamı (özet olarak)

    1974 yılında TED Ankara Koleji 'nden mezun oldu. 1980 yılında Hacettepe Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi’nden mezun olup aynı fakültenin Ortodonti Ana Bilim Dalı’nda asistan oldu. 1981 ve 1985 senelerinde Fransa’nın Mulhouse ve Rouffach Hastanelerinde çalışmalarda bulundu. 1985’de doktorasını tamamlayarak Ortodontist oldu. Mesleğini, konuşmacı olarak katıldığı yurt içi ve uluslararası kongreler dışında, özgün tasarımcı ve uygulayıcısı olduğu muayenehanesinde sürdürmektedir.

    Yalçın Ergir'in Kitapları

    • Düş Hekimi 1 – Ümit Yayıncılık 2000 (ikinci baskı Çınar Yayınları 2004), ISBN 975-348-186-1
    • Düş Hekimi 2 – Çınar Yayınları 2002 (ikinci baskı “Akarsu” - Çınar Yayınları 2005), ISBN 975-348-161-6
    • Düş Hekimi 3 – Çınar Yayınları 2004, ISBN 975-348-187-X
    • Düş Hekimi 4 – Çınar Yayınları 2004 (ikinci baskı Çınar Yayınları 2004), ISBN 975-348-195-0
    • Düş Hekimi 5 - “Yalnız Ağaç”– Çınar Yayınları 2005, ISBN 975-348-204-3
    • Düş Hekimi 6 - “O’na Gözyaşları” - Epsilon Yayıncılık 2007, ISBN 978-99


    “Basit Yaşamak” şiirinin internet ortamında başına gelenlerin
    Aziz Nesin’lik hikayesi

    Şair Yalçın Ergir, www.ergir.com sitesinde Çınar Yayınları’nca 
    Haziran 2002’de çıkan “Düş Hekimi – 2” kitabının
    13. sayfasında yer alan “Basit Yaşamak” şiirinin 
    internet ortamında başına gelenlerin
    Aziz Nesin’lik hikayesini şöyle anlatıyor:
      
    Basit Yaşamak şiiri ve şairi Yalçın Ergir'in Anlatımıyla Aziz Nesinlik HikayesiHer şey Mayıs 2000’de Ümit Yayıncılık'tan ISBN 975-7115-92-7 numara ile çıkan "Düş Hekimi" kitabımla başladı.

    Kitabın ilk yazısı “Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, çok güzel bir ülkede mahalleler varmış...” diye başlayan "Mahalle" http://www.ergir.com/mahalle.htm yazısı internet ortamında önce yazarsız, sonra da nedense Can Yücel imzasıyla dolaşmaya başladı. O sıralarda öksüz yazımın bir de arkadaşı vardı; sevgili Can Dündar'ın "İmge Yayıncılık"tan çıkan; "Benim Gençliğim" kitabındaki "Ödünç Hayatlar" yazısı da; "Sarı Lira Gibi Ömrümüz" başlığı altında önce yazarı belirsiz, sonra da "Orhan Veli" imzasıyla Türkiye turuna çıkmıştı.

    Yazımı bana gönderenlere cevap yetiştirmeye çalışırken, bu sefer "Mahalle" bir ulusal gazetenin köşesinde, başka bir başlık ve "yazarsız" olarak yer aldı. Neyse ki verdiğim bilgi dikkate alınıp gerekli düzeltme yapıldı.

    Mayıs 2000’den; yani ilk kitabım çıktıktan sonra yazdığım yeni yazıları Hürriyet Gazetesi'nin Agora Sitesi'ne göndermeye başlamıştım ve "Basit Yaşamak" şiirim 6 Kasım 2000’de ilk orada yayınlandı.

    Bu arada TRT Türkiye Radyoları’nda iki haftada bir Pazar geceleri, saat 23:30’da "Gecenin İçinden" programında, yeni yazılmış yazılarımın da okunduğu "Düş Hekimi" köşesinde Sn Kadri Kral şiirimi okumuş ve söyleşisini yapmıştık.

    11 Şubat 2001’de "Basit Yaşamak", Milliyet Gazetesi'nde sayın Melih Aşık'ın Açık Pencere köşesinde "internetten" imzasıyla yayınlanıverdi. Uyarıma nedense yanıt gelmedi - doğal olarak bir düzeltme de yapılmadı; belki de mesajım asla kendisine ulaşmamıştı. Bu arada şiirim internet ortamında artık yavaş yavaş "Nazım Hikmet" imzasıyla dolaşmaya başlamıştı.

    Yapabilecek hiçbir şeyim yoktu çünkü “forward” mekanizması kontrolden çıkmış, acımasızca işlemekteydi. Aslında yazı yazarken amaç, duyguların paylaşılması olduğu için, bir şiirimin başka bir imzayla da olsa beğenilmesi hoşuma gidiyordu. Hele ucuna takılan isim "Nazım Hikmet" olunca gururum da okşanmıyor değildi.

    Bu arada Brezilya’dan, Japonya’dan gelen “utanmıyor musunuz?” mesajlarına yanıt yetiştirmeye çalışıyordum. Artık basit yaşayamadığım kesindi.

     Derken Remzi Kitabevi’nden çıkan bir kitabın ilk baskısına şiir Nazım Hikmet imzasıyla kondu. Yanlışlık fark edilince ikinci baskıda düzeltme yapıldı. Ancak “kitabın arasından düşebilir” gerekçesiyle bir düzeltme notu koymak yerine, kitabın 253. sayfası yırtılarak piyasada satıldı (ikinci baskılarda 252. sayfadan sonra 255. sayfa gelir). Ancak bu sayfa yırtılması olayından dolayı kendilerine kırgın olamadım çünkü asla haberim olamayacak bu yanlışlığı dürüstçe bana haber veren de kendileriydi.

    Bir gün tanımadığım birisi gönderdiği mesajda; İş Bankası’nın düzenlemiş olduğu “İş’te Genç – Şiir Yarışması”na birisinin bu şiirle katılıp finale kaldığının uyarısını yapmaktaydı. Acilen durum bildirilerek yarışmacı diskalifiye ettirildi.
      
    Pek çok şiir sitesindeki düzeltmelerimi, o sitelerde bu şiirle ilgili kimi Aziz Nesin'lik “işte sen busun Nazım Usta...”lı yorumları yazmıyorum.

    Şiirim şu anda, sizler bu yazıyı okurken de yanına çay – simit resimleri eklenmiş olarak,
    Nazım’a ”Bilgisayar"! lardan, cep telefonlarından bahsettirerek internetteki yörüngesinde dolanıp durmakta.

    Ama artık sakinim. Monitörümün başında, elimde kabak çekirdeği bekliyorum;

    Sait Faik Abasıyanık'ın bu yaz yazdığı, Nazım Hikmet'in geçen Cumartesi tamamladığı, Orhan Veli'nin, Melih Cevdet'e elektronik posta ile dün gönderdiği yeni yazıları bekliyorum.

    Altına imza eklenmek üzere diğer yazılarım ise http://www.ergir.com     adresinde bekliyorlar.

    **

    Basit yaşayacaksın basit

    Saatin, sadece saati gösterecek; öyle Nazım usta zamanındaki gibi digital sensorleri, göstergeleri vs olmayacak.
    Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın. Oyunlar oynamayacak, fotoğraf çekmeyecek;
    GPRS ile internette surf yapmak için kullanmayacaksın.

    Küçük bir not defteri olacak "bilgini" en hızlı "sayan". Hele 1956 model hiç olmayacak bilgisayarın.


    Basit yaşayacaksın, basit.
    Nazım ustanın tüm eserlerini bilmeden ortaya atlamayacak kadar basit...


    İçten sevgilerimle

    düş hekimi yalçın ergir  

    *Bu güzel şiiri ve "Aziz Nesin'lik Hikayesi" hakkındaki son gelişmeleri takip edebileceğiniz adres: http://www.ergir.com/nesinlik_hikaye.htm
  • 1 yorum to '' Basit Yaşamak Şiiri ve Şairi Yalçın Ergir'in Anlatımıyla Aziz Nesinlik Hikayesi "

    YORUM YAP
    1. “Bilmiyorum” diyebileceksin bilmediğinde
      ve çok normal olacak onu da bilmeyişin.
      Tek dereden su getirmen yetecek,
      bir “istemiyorum” diyebilmeye.

      YanıtlaSil