• Yunus Emre’den Orhan Veli’ye - Hasan Pulur

    Editör: Sadık Doğan
    Tarih: 14 Temmuz 2014 Pazartesi
    Bazıları beğenmeseler bile eskiler öyle laflar etmişler ki!
    Yunus Emre’den Orhan Veli’ye - Hasan Pulur

    Mesela Ziya Paşa diyor ki:
    “Her şahsı Hakk’ı mahrem mi sanırsın
    Her tac giyen çulsuzu Edhem mi sanırsın
    En ummadığın keşf eder esrâr-ı derunun,
    Sen herkesi kör, alemi sersem mi sanırsın?
    O kadar çoklar mı?
    Herkesi kör, alemi sersem mi sanırsın?”


    Mesela “Ziya Gökalp”in bir beyitini okusan, ırkçı mısın?
    Vatan ne Türkiye’dir, ne Türkistan
    Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir, turan!”


    Süleyman Nazif coşmuş:
    “Pür ateşim açtırma benim ağzımı zinhar
    Zalim beni söyletme derunumda neler var”


    Zaman zaman dilimizden düşürmediğimiz bir dörtlük vardır, Mevlana’ya yakıştırdığımız?
    “Buraya gel, buraya gel, ne olursan ol, buraya gel,
    Kafir, zerduş, mecusi olsan da buraya gel,
    Bizim dergâhımız umutsuzluk dergahı değildir,
    Bin kere tövbe bozmuş olsan da buraya gel!”
    Mevlana diye bellemiş, öyle mi?
    Hayır  Talat Halman’a göre İranlı şair mutasavvıf Ebu Sait Feyzullah, diyor.


    Ya Yunus Emre’nin dörtlüğü
    “Bir kere gönül yıktın ise
    Bu kıldığın namaz değildir”


    Mehmet Akif’i dinlemez misiniz?
    “Sahipsiz olan memleketin batması haktır,
    Sen sahip olursan, vatan batmayacaktır.”


    Ve Orhan Veli:
    “Neler yapmadık bu vatan için
    Kimimiz öldük, kimimiz nutuk söyledik.”
    Bu sözü unutabilir miyiz?  


    Kaynak:http://www.milliyet.com.tr/yunus-emre-den-orhan-veli-ye/gundem/ydetay/1907574/default.htm
  • İlk Yorumu Siz Yapın " Yunus Emre’den Orhan Veli’ye - Hasan Pulur "