Browsing "Older Posts"

  • Bebeklerin Ulusu Yok - Ataol Behramoğlu

    Ekleyen: Sadık Doğan → 27 Nisan 2013 Cumartesi
    İlk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu 
    Bebeklerin ulusu yok 
    Başlarını tutuşları aynı 
    Bakarken gözlerinde aynı merak 
    Ağlarken aynı seslerin tonu 

    Bebekler çiçeği insanlığımızın 
    Güllerin en hası, en goncası 
    Sarışın bir ışık parçası kimi 
    Kimi kapkara üzüm tanesi 

    Babalar çıkarmayın onları akıldan 
    Analar koruyun bebeklerinizi 
    Susturun susturun söyletmeyin 
    Savaştan yıkımdan söz ederse biri 

    Bırakalım sevdayla büyüsünler 
    Serpilip gelişsinler fidan gibi 
    Senin benim hiç kimsenin değil 
    Bütün bir yeryüzünündür onlar 
    Bütün insanlığın gözbebeği 

    İlk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu 
    Bebeklerin ulusu yok 
    Bebekler, çiçeği insanlığımızın 
    Ve geleceğimizin biricik umudu...

    Bebeklerin Ulusu Yok - Ataol Behramoğlu

  • Şiir Derneği'nden Şiir Meydanı adlı Şiir Dinletisi

    Ekleyen: Sadık Doğan → 22 Nisan 2013 Pazartesi
    Sivil toplum kuruluşu Şiir Derneği,"Şiir Meydanı" adıyla yeni bir şiir dinletisi etkinliği başlattı.
    Şiir Derneği'nden Şiir Meydanı adlı Şiir Dinletisi


    Alayköşkü Ahmet Hamdi Tanpınar Kütüphanesi'nde "Sesli Şiir Dergisi" formatında gerçekleşen program şairlerden ve şiir severlerden büyük ilgi gördü.
    Şiir Meydanı'na ülkemizin önde gelen şairlerinden; Turan Koç, Oya Uysal, Hasan Süer, Zeynep Köylü, Şiir Derneği Başkanı Nevzat Bayhan, Genel Sekreter Adnan Özer, Yönetim Kurulu Üyelerinden Metin Celal, Ahmet Kot, katkılarıyla "Meydanı" renklendiren şairler İbrahim Zarifoğlu, Avni Işık, Ekrem Kaftan, Darülaceze Şairlerinden; Havva Balcan, Turan Sağlamyürek, Orhan Rıza Şad şiirleriyle programı unutulmaz kıldılar.
    Şiir Meydanı'nda Turan Koç hazırlamakta olduğu "şiir dili" kitabı ile şiirin yaşantımızdaki yerini tartışmaya açtı.
    Şiir Derneği Başkanı Gazeteci Yazar Nevzat Bayhan programın açılışında yapmış olduğu konuşmada, Şiir Derneği'nin "Şiir Meydanı" programıyla şiir dünyasında yeni "fasıl" açtıklarını, çeşitli sahalarda süregiden fasıl geleneği bu etkinlikle yeni bir anlam kazandığını söyledi.
    "Bu günler dünü hatırlamak, güne değer katmak içindir."diyen Bayhan, "Düne ait sorumluluklarımızı bugün yap(a)mazsak yarına söyleyecek sözümüz yok demektir. Bütün imkânsızlıklara rağmen şiiri bize ulaştıran, onu aşk potasında yoğurup hiçbir harfi israf etmeden yazan, unutturmamak için yüreğiyle okuyup dilden dile bir sevgi pınarı haline getiren, meşgul edici bilgi seline karşı durup, şiiri seven, sahip çıkan herkese medyun-u şükranız." dedi ve Şiir ve şairin sosyokültürel konjoktürde önemli yerinin olduğunu, bunun ihmalinde ise bireyler arası kopukluğun ve ayrışmanın yaşanacağına değindi.
    Şiir gibi bir ömür geçirmek istiyorsak, hem şiire hem de şaire zaman ayırmak zorunda olmamız gerektiğini söyleyen Bayhan, sözlerinin sonunda; "bize biz olmayı hatırlatan, güzel şiirleriyle gönlümüze taht kurmuş şairlerimizden aramızdan ayrılanları minnetle yâd ederken, şiirleriyle hâlâ bir mum gibi etrafını aydınlatan üstadlarımıza ve onları kalplerinde misafir eden şiir severlerimize şükranlarımızı arzediyoruz. Bu organizasyonda Sn. Ahmet Kot ve Sayın Adnan Özer başta olmak üzere. Şiir Derneği yöneticilerine, emeği geçen herkese ve davetimize icabet edip bizi onurlandıran siz değerli dostlarımıza ve programda ikramla katkıda bulunduğu için EmanTur sahibi Sn. Bülent Katkak'a, mekânı bize tahsis eden Prof. Dr. Ahmet Emre Bilgili'ye ve emeği geçen bütün şiir dostlarına teşekkür eder, barış, huzur ve esenlik dolu şiir gibi bir gelecek dilerim."dedi.
    Kaynak: www.haber7.com/kulturel-etkinlikler/
  • Her Zaman Okuduğunuz Hürriyet'i Şimdi İzleyin

    Ekleyen: Sadık Doğan →
    Hürriyet TV şimdi yayında.

    Hürriyet TV’yi ziyaret edenler, aradıkları her şeyi artık tek tıkla seyredebilecekler. Hürriyet TV, zengin haber içeriğinin yanı sıra konusunda uzman isimlerle gerçekleştirdiği programlarla da dopdolu.

    Hürriyet TV’de Berza Şimşek’ten günün mutlaka görülmesi gereken haberlerini izleyip usta gazeteci Sedat Ergin’den haftanın yorumunu alabilirsiniz. Üstelik gündemin özetini, Metehan Demir, 3 dakikada sizin için yorumluyor.
    Burcunuzdaki yeni gelişmeleri merak ettiğinizde ise Susan Miller ile yıldızlara bakabilir, Sebla Kutsal ile dilediğiniz zaman, kültür ve sanat dünyasında keyifli bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

    Uğur Cebeci ise sivil havacılığın geldiği son noktayı size Kokpit’ten anlatıyor.

    Magazinden spora, eğlenceden ekonomiye hepsi ve daha fazlası, sürekli güncellenen Hürriyet TV’de sizi bekliyor.

    Bir bumads advertorial içeriğidir.
  • Nazım Hikmet’ten Canlandırma Filmler

    Ekleyen: Sadık Doğan →
    Nâzım Hikmet’in SSCB’de yaşarken senaryolarını yazdığı Hanene Huzur Dolsun ve Sevdalı Bulut filmleri Canlandıranlar Festivali’nde ilk kez izleyiciyle buluşuyor.

    Nâzım Hikmet’in senaryosunu yazdığı ve üretim sürecine dahil olduğu bu kısa canlandırma filmler, şairin 111. doğum yıldönümü ve 50. ölüm yıldönümü olan 2013 yılında M. Melih Güneş’in araştırması sonucu 50 yılın ardından gün yüzüne çıktı.
    Nazım Hikmet’ten Canlandırma Filmler
    Rus canlandırma sanatçıları Victor Nikitin ve Igor Nikolayev’in yönettikleri 1962 yapımı Hanene Huzur Dolsun Mir Domu Tvoemu ve Anatoly Karanovich ve Roman Kachanov’un yönettiği 1959 yapımı Sevdalı Bulut Vlyublennoe Oblako filmleri 24 – 28 Nisan’da İstanbul’da İstanbul Modern Sanat Müzesi’nde, 16 – 19 Mayıs’ta ise Ankara’da Kore Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek Canlandıranlar Festivali’nde, Nazım Hikmet’ten Canlandırma Filmler başlığında ilk kez seyirci karşısına çıkacak.
    24 Nisan’da Garajistanbul’daki açılış partisi ve Canlandıranlar Yetenek Kampı filmlerinin galası ile başlayacak Canlandıranlar Festivali, 28 Nisan’a dek İstanbul Modern Sanat Müzesi’nde gerçekleşecek gösterimler, söyleşiler ve panellerle devam edecek. 16-19 Mayıs tarihleri arasında ise Ankara’ya konuk olacak.
    Sevdalı Bulut
    Nâzım Hikmet’in aynı adlı masalından uyarladığı Sevdalı Bulut filmi, onun büyük aşkı, son eşi Vera Tulyakova ile tanışmasına da vesile olmuştu. Nâzım o sıralar Moskova’da yaşamakta, Vera ise çizgi film stüdyosu Soyuzmultfilm’de redaktör olarak çalışmaktadır. Vera bir Arnavut masalından çocuklara yönelik bir film yapmakla görevlendirilir ve bunun için Nâzım’ın danışmanlığını rica eder. Nâzım Vera’ya danışmanlık yapmak yerine yepyeni bir senaryo teklifinde bulunur ve ertesi gün elinde Sevdalı Bulut çizgi filminin senaryosuyla stüdyoya gelir. Vera ile Nâzım’ın büyük aşkı işte böyle başlar.
    Hanene Huzur Dolsun
    Hem çocuklara hem büyüklere yönelik bir canlandırma film olan Hanene Huzur Dolsun, M. Melih Güneş’in ifadesiyle “Nazım Hikmet’in barış mücadelesinde yaptığı en önemli işlerden biri”dir. Bir yüzyıl boyunca insanın var ettiği her şeyi yok eden savaşa, yine insanların elbirliği ile dur denebileceğini anlatır.
    Her iki filmi gün yüzüne çıkaran M. Melih Güneş, çizgi filmci ve karikatürist Tan Oral ile İstanbul’da, Anadolu Üniversitesi Çizgi Film Bölüm Başkanı Fethi Kaba ve İletişim Yayınları editörü, yazar ve senarist Levent Cantek ile Ankara’da, gösterimlerin ardından gerçekleşecek sunumlara konuk olacak. Sunumların moderatörlüğünü Berna Gençalp üstlenecek.
    Türkiye’den Canlandırmalar
    Canlandırma sinemasının en güzel örneklerini Nisan’da İstanbul’a Mayıs’ta ise Ankara’ya taşıyacak Canlandıranlar Festivali’nde A.B.D., Hırvatistan, Tunus, Portekiz, Mısır, Çin, Brezilya, Rusya, Yunanistan, Bulgaristan, Polonya, Güney Kore ve İngiltere’nin yanı sıra Türkiye’den filmler de perdeye yansıyacak.
    Festival’in Türkiye’den canlandırmalara odaklandığı bölümde farklı dönemlerden farklı teknikler kullanılarak üretilmiş on beş film bulunuyor. Tan Oral’ın 1970 yapımı sansürlü filmi Sansür ve Meral ve Cemal Erez’in iktidar ve iktidardakilerin öyküsünü anlattığı Satranç’ın yanı sıra, 2000’li yılların genç ve başarılı canlandırmacıları Ayçe Kartal, Akile Nazlı Kaya, Denizcan Yüzgül, Gökhan Okur, Turgut Akaçık, Gökhan Okur ve Ahmet Şerif Yıldırım’ın filmleri Türkiye’de canlandırma sinemasına toplu bir bakış atmak isteyenleri bekliyor olacak. Bu bölümdeki filmlerden Turgut Akaçık’ın yöenttiği Osman, ilk kez Canlandıranlar Festivali’nde izleyici karşısına çıkacak.
    Canlandıranlar Derneği tarafından, Puruli Kültür Sanat’ın işbirliğiyle gerçekleştirilen Canlandıranlar Festivali’ni 24 – 28 Nisan’da İstanbul’da İstanbul Modern Sanat Müzesi’nde, 16 – 19 Mayıs’ta ise Ankara’da Kore Kültür Merkezi’nde ücretsiz takip edebilirsiniz.
    Kaynak: edebiyathaber.net
  • 2013 Arkadaş Z. Özger Şiir Ödülü Sonuçlandı

    Ekleyen: Sadık Doğan → 20 Nisan 2013 Cumartesi
    Mayıs Yayınları‘nca bu yıl onsekizincisi düzenlenen Arkadaş Z. Özger Şiir Ödülü” nün sonuçları açıklandı.
    2013 Arkadaş Z. Özger Şiir Ödülü Sonuçlandı

    2013 yılında “Bir Şiiri İnceleme” disiplininde verilen ödül, Şerif Mehmet Uğurlu’nun Turgut Uyar’ın ‘Geyikli Gece’ Şiiri Üzerine Bir İnceleme” adlı çalışmasına verildi.
    Ödüle katılanlar arasından yayımlanmaya değer görülen; Gamze Akbaş, Onur Akyıl, Melih Elhan, Seçil Özcan ve Aslıhan Tüylüoğlu’nun çalışmaları da ödülü alan incelemeyle birlikte, yayımlanacak kitapta yer alacak.
    2012 yılı içinde yayımlanan ilk şiir kitapları arasından sorgu yöntemiyle tespit edilen “İlk Kitap Özel Ödülü”nün,Issız  ile Cenk Gündoğdu ve yayıncısı Kırmızı Kedi Yayınları’na verilmesine karar verildi.
    Ödül töreni, 5 Mayıs 2013 Pazar günü saat 19.00’da Buca Protestan Baptist Kilisesi’nde yapılacak.
    Kaynak: edebiyathaber.net
  • Tabletteki Hürriyet değil, tablete özel Hürriyet

    Ekleyen: Sadık Doğan → 9 Nisan 2013 Salı
    Hürriyet, Türkiye’nin en çok okunan gazete uygulaması Hürriyet E-Gazete’den sonra Hürriyet Tablet uygulamasını da hayata geçirdi. “Tabletteki Hürriyet değil, tablete özel Hürriyet” sloganıyla tanıtılan ve Apple Store’da 1 numaraya yerleşen bu yeni uygulama kullanıcılar tarafından oldukça beğeniliyor.

    2011 yılının Mart ayında hayata geçirilen Hürriyet E-gazete uygulaması bugün, Türkiye’nin en çok okunan tablet gazetesi olmayı başarmış durumda. Toplamda ücret ödeyen abone sayısı 16 bine ulaşarak, ücretsiz rakiplerinin ulaştığı rakamları geride bırakırken; Hürriyet okurları, E-Gazete uygulamasını günlük 50 bin, haftalık 350 bin kez ziyaret ediyor.

    Tablet okurunun beklentisinin farklılaşması ve ilgi alanlarının değişmesiyle, okurlar artık okuduğu haberin videosunu da izlemek, farklı spor dalları hakkında analizler okumak, dünyadan ilginç fotoğraflar görmek, içeriği 'parmağının ucunda' hissetmek istiyor. Hürriyet Tablet uygulaması tam da bu beklenti ve ihtiyacı karşılamaya yönelik hazırlanmış bir uygulama.

    Bir haftadır Apple Store’da en çok indirilen uygulamalar arasında 1 numarada yer alan Hürriyet Tablet’te, Manşet, Güncel, Ekonomi, Spor, Kelebek, Seyahat bölümlerinin yanı sıra Cumartesi ve Pazar eklerinin bambaşka yorumları yer alıyor. Günün videosu ve foto galeriler oldukça beğenilirken, HTML5 tabanlı bir uygulama olduğu için reklamverenler için de oldukça cazip.

    Tablet bilgisayarların tüm olanaklarını kullanan yeni Hürriyet Tablet uygulaması, App Store ve Android Market’te, ücretsiz.

    Bir bumads advertorial içeriğidir.
  • Enver Gökçe 2013 Şiir Yarışması

    Ekleyen: Sadık Doğan →

    Kar Dergisi tarafından Enver Gökçe adına Şiir Ödülü düzenlenmiştir.
    Yarışmaya son katılım tarihi 15 Ağustos 2013’tür.
    Enver Gökçe 2013 Şiir Yarışması

    Şartname
    1) Ödül kitap ve yayına hazır dosya olarak iki dalda verilecektir.
    2) Ödüle 2011-2013 yılları arasında yayınlanan kitaplar katılabilir.
    3) 2011-2013 yılları arasında yayınlanmış ‘toplu şiirler’le de ödüle katılmak mümkün.
    4) Her dal için ödül tutarı 5000 (Beşbin) Türk Lirasıdır.
    5) Gerekirse jüri özel ödülü de verilebilinir.
    6) Katılımcıların takma ad ya da rumuz kullanmaması gerekiyor.
    7) Katılımcıların gerçek ad ve soyadlarını kısa özgeçmişlerini katıldıkları yapıtın adıyla birlikte leylasahin256@gmail.com elektronik posta adresine bildirmeleri gereklidir.
    8) Kitap ve dosyaların ulaştırılacağı posta adresi Niyazi Yaşar P.K.32 Kartal/İstanbul olup, sekretarya Ahmet Saraçoğlu tarafından yürütülecektir.
    9) Eylül 2013’te İstanbul’da düzenlenecek bir törenle verilecektir. Enver Gökçe’nin doğduğu yer olan Erzincan /Kemaliye’de ayrıca bir tören düzenlenecektir. Törene katılanların yol giderleri, konaklamaları ödülü düzenleyen Kar Dergisi tarafından üstlenilecektir.
    10) Ödüle son katılım tarihi 15 Ağustos 2013’tür.
    11) Postadaki gecikmelerin sorumluluğu sekretaryaya ait değildir.
    12) Jüri Başkanlığını Leyla Şahin’in yaptığı Jüri soyadı sırasıyla: Yusuf Alper, Metin Cengiz, Metin Demirtaş, Hayrettin Geçkin, Tuğrul Keskin, Leyla Şahin ve Kar Dergisi adına Niyazi Yaşar’dan oluşmaktadır.
    Kaynak:kayipedebiyat.com (09.04.2013)
  • Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor

    Ekleyen: Sadık Doğan → 2 Nisan 2013 Salı
    Sanat, tıp ve iş dünyası, kalp hastası çocuklar için el ele veriyor. Ünlü ressam Renée Niklan’ın 17 eseri, 10-14 Nisan tarihlerinde Ekavart Gallery’de sergileniyor. Ekavart Gallery nerede diyenlere, işte adres:  The Ritz-Carlton Hotel, Süzer Plaza, No: 15, Gümüşsuyu-İstanbul. Sergi, çarşamba-cuma günleri 11.00-18.30, cumartesi günü ise 12.00-18.30 saatleri arasında gezilebilir.

    Bu serginin diğerlerinden farkı ne derseniz, salt bir resim sergisi olmanın ötesinde bir kurumsal sosyal sorumluluk projesi niteliği taşıdığını söyleyebiliriz. Sergideki eserlerin satışından elde edilecek gelirin tamamı, gelişmekte olan ülkelerde doğuştan ya da sonradan kalp hastası olan çocukların tedavi edilmesi için kullanılacak. Tedavileri, bu işe gönül vermiş bir avuç tıp insanının kurduğu Herkes İçin Kalp Derneği (www.cptg.ch) gerçekleştirecek. Dernek, modern tıbbın sunduğu olanaklardan yararlanamayan bu çocukların İsviçre’de ya da kendi ülkelerinde ücretsiz tedavi olmalarını sağlıyor.

    Ne yazık ki, gelişmekte olan ülkelerde her yıl yaklaşık 2 milyon çocuk kalp bozukluklarıyla doğuyor ve bu çocukların yarısı maddi kaynak veya sağlık sektöründeki insan kaynağı yetersizliği nedeniyle ilk iki yıl içinde yaşamını yitiriyor. Bu ülkelerde açık kalp ameliyatı olmayı bekleyen çocukların sayısı ise 8 milyonu buluyor.

    Herkes İçin Kalp Derneği’nin kurucusu Ord. Prof. Dr. Afksendiyos Kalangos. Kalangos, iki kez Nobel Tıp Ödülü’ne aday gösterilmiş bir kalp cerrahı. Bu alanda 14 ayrı teknik geliştirmiş. Son 100 yılın en iyi cerrahlarından biri olarak tanınıyor. Ayrıca, dünyanın en prestijli tıp ödüllerinden Fransız Tıp Akademisi Ödülü’ne sahip.

    Sergi, Alvimedica’nın sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Alvimedica Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton, hayır amaçlı bu tür etkinliklere özel önem veriyor ve Herkes İçin Kalp Derneği’ni yürekten destekliyor.

    Niklan’ın mutluluk, umut ve sevgi mesajları içeren eserlerinden oluşan  “Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor” temalı sergisini mutlaka görün. Gidemem diyorsanız, sergiyi Türkiye’nin ilk online sanat televizyonu www.ekavart.tv’de de izleyebilirsiniz. Resimler, yüreğinizi ısıtacak…


    Hem dernek hem de sergi hakkında şuradan bilgi alabilirsiniz: http://alvimedica.com/hearts-for-all/tr/

    Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.
  • Başbakanın şiirlerinden alıntılar yaptığı Şair Sezai Karakoç hükümeti topa tuttu

    Ekleyen: Sadık Doğan →

    Başbakan Erdoğan’ın sık sık şiirlerinden alıntı yaptığı Sezai Karakoç, partisinin il toplantısında hükümetin yalancı barış ve anlaşmalarla halkı kandırdığını belirtti.

    Başbakanın şiirlerinden alıntılar yaptığı Şair Sezai Karakoç hükümeti topa tuttu

    Sezai Karakoç’un AKP ile yıldızının hiç barışmadığını biliyoruz. Ancak mahalleye şirin gözükme gayretinden olsa gerek Karakoç’a zaman zaman çeşitli ödüller de veriyorlar. Şimdiye kadar Karakoç bu ödüllerin hiç birisini gidip almaya tenezzül etmedi. Bu zamanda zor bulunan bu haslete sahip olup dik durduğu için farklı kesimlerce de takdir ediliyor.

    Dış destekli bir oyun olduğunu belirttiği sözde barış süreci için en kötüsü ‘aydınların aldanması’ diyen Karakoç’a göre asıl maksat Türkiye Cumhuriyeti’nin parçalanması.

    Yine Karakoç’un bir şikâyeti de; hükümetin özellikle medya gücünü kullanarak, süreci eleştirenleri ‘ihanet’ ve ‘savaş tamtamcılığı’ ile itham etmesi. Karakoç’un konuşmasından başlıklar şu şekilde.

    HALKINI KANDIRAN HÜKÜMETLER DEVAM EDEMEZLER
    Halkını kandıran devletler, hükümetler, devlet adamları; bunlar ortaya çıkınca iyi anılmazlar. O devletler, hükümetler devam edemezler. Biz bunları gördük, yaşadık. Örnekleri var. Onun için hadiseleri değerlendirirken çok dikkatli olmak lazım.

    MENDERESİ GÖKLERE ÇIKARDILAR
    Mesela rahmetli Menderes’i göklere çıkaranlar vardı bir ara. Uçağı düşmüştü Londra’da. Öyle karşılamıştılar ki; dersiniz bu zat ölene kadar kimse yerinden kıpırdatamaz. Aşırı bir karşılama törenleri, göklere sığdıramamalar…

    KIBRIS’IN DURUMU ORTADADIR
    Kıbrıs meselesinde çok büyük ümitlere kapıldılar. Hatta orayı gidip güya fethettik dediler. Bugünkü durumu da ortadadır, askıda durmakta…
    Bugünkü güneydoğu sorununda da; bunlar bir avuç kişidir. Öldürürseniz kurtulursunuz diyenler oldu. İşte 30 yıldır bitmedi, hallolmadı. En büyük devlet adamları her seferinde söylemişlerdi.

    AYDINLAR ALDANIRSA İŞİN İÇİNDEN ÇIKILMAZ
    Diyelim ki bugün insanların, toplumların, devletlerin ve devlet adamların kendilerini aldatmaması, en önemlisi aydınların aldanmaması!.. Çünkü aydınlar aldanmazsa insanları işin gerçeğine getirirler. Fakat aydın aldanırsa işin içinden çıkılmaz.

    ÇÖZÜM PKK İLE HÜKÜMETİN ELİNDE DEĞİLDİR
    Güneydoğu meselesinde bayram yapılıyor, bitti çözüldü şeklinde. O kadar ki muhalefet yapmanız ihanet ediyormuşsunuz tepkisine muhatap oluyor. Fakat işin gerçeği henüz askıntıdadır. Çünkü Sadece bu PKK ve onun etrafında olanlarla Hükümetin elinde değildir çözüm. Ellerinde olsaydı 30 yıldan beri neden çözmediniz diye sorulur. Eğer Devlet ile PKK anlaşması ile çözülüyorduysa 10 yıldır hükümet neden çözmedi. Bu kadar ölümden yıkımdan kim sorumludur diye sorulur! 

    MAKSAT TÜRKİYE'NİN PARÇALANMASIDIR 
    Çözüm bu ikisinin elinde değil. Tahrik eden dışarısıdır.Maksat Türkiye'nin parçalanmasıdırDış güçler işin içindedir. Meseleye yeni bir boyut getiriliyor. Sonuç hedef Türkiye’nin parçalanmasıdır.. Şimdiki yaygaranın adı sulh, barıştır. 
    Hem kendilerini hem bizi aldatıyorlar. Ancak yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Biz tarihi, toplumları bildiğimiz için söyleyelim ki; bu böyle çözülmez. Dışarının tesiri vardır. O tesiri etkisiz hale getirmeden çözülmez. Hükümet çıksın desin ki biz bu konuda dışarının sözünü dinlemeyeceğiz, onlarla hiç bir pazarlığa girmeyiz veya karşısı desin; o zaman konuşuruz konuyu. Fakat bunu söyleyemezler. Bu dışarının konuyu yeni bir aşamayla en son ülkemizi parçalanmaya daha uygun bir hale getirme çalışmasıdır. Toplum aldanmasın ilerde de hayal kırıklığına uğramayalım. Çözüm vardır ancak bu değildir.


    İSRAİL NEDEN ÖZÜR DİLEDİ?
    Bugünkü gazetelerin manşetleri ‘İsrail özür diledi, bizim hükümetimizde kabul etti’. Bunun doğru olduğunu anlamanız için bizim basına bakmanız gerekmez. Dış basında aynı şekilde veriyorsa o zaman inanın. Ancak onlar bu şekilde vermeyecektir. Olay böyle değildir. 
    ABD Başkanı İsrail’e ‘Filistin kurulsun sizde buna razı olun’ dedi. Bu diplomatik dildir. Anlamı şudur: Filistinlilere bir statü sağlayalım. Bunun için Türkiye'den de yardım isteniyor. Görüntüde de olsa ilişkilerimiz kesik. Onun için Filistin’e yeni statü verilirken Türkiye yardımcı olacak, olay budur. Bunun için ilişkiler yeniden kuruluyor. Bunlar üst güçler tarafından istenmiş ve bu böyle çözümlenmiştir. Ben derim ki hiçbir zaman kendimizi aldatmayalım. Bizim milletimizin gücü; kendi ulaşacağı, elde edeceği, varacağı derecelerdir, merhalelerdir… Aldanmayalım. 
    Gönül ister bir tek silah daha ateşlenmesin, bir tek kişi daha ölmesin, can güvenliği içinde hür, umutlu, mutlu yaşasınlar. Ama bunun sağlanması bu şekilde olmaz.

    SURİYE POLİTİKASI HATALIDIR
    Suriye de insanlar birbirini kırarken; Hükümet halkı, halktan bir kısmı diğer insanları kırarken, bizim bir tarafa yardımcı olmamız değil, bizim bütün bu problemleri yaşayan halkları kardeş bilip neden bu duruma düşüyorlar diye endişelenmemiz, bunu bir tek silah bile ateşlenmeden nasıl çözeriz diye düşünmemiz gerekmektedir. Aynı şey Irak için Afganistan için söz konusudur...

    YALANCI ANLAŞMALARLA BİR YERE VARILMAZ
    Geçmişi çok iyi bilip geleceğe çok köklü çok boyutlu bir genel idealle, her kişide her aydında bulunan bir idealle yarına böyle adım atmakla hallolur. Bugünkü gibi aldatmacaları medyanın çıkardığı gürültüler, dışarının bize empoze ettiği, ilerde içyüzü çıkacak olan aldatmalarla değil... Böyle aldatıcı yalancı baharlar, yalancı barışlar ve yalancı anlaşmalarla bir yere varılmaz. (KKO)

    Kaynak:http://www.sansursuzhaber.com/
  • Cahit Külebi'nin Ağzından Hikaye Şiirinin Yazılış Hikayesi

    Ekleyen: Sadık Doğan →
    Cahit Külebi, çağdaş Türk şiirini nasıl değerlendiriyordu?
    Cahit Külebi'nin Ağzından Hikaye Şiirinin Yazılış Hikayesi
    Halk kültürünün sesini alaturkalığa düşmeden Batılı anlamda dile getirdim. Bunu yapıyorum, ama nasıl yapıyorum bilmiyorum.


    Türkiye ister istemez seviliyor. Kırgınlığım: Uzun yıllar şair olduğum için solcu / komünist diye suçlanarak horlanmam. TDK'nın kapatılması bir de.



    Bir takım yerel, çevresel ve tarihsel motifleri kulandım. Yerel motiflerkolay kaybolur. Ama benim şiirimde bunların ortadan silinmesine olanak yok.
     


    Orhan Veli'nin etkisinde kaldığım şiirlerim oldu ama onların hiçbiri güzel değil. Orhan Veliler başlangıçta benim yazdığım şiirleri romantik sayıyorlardı. Sonra benim şiirime geldiler. Oktay Rifat'ın Uludağ şiiri mesela. Onlar "kargalar" şiirini yazarken ben şiirimde "kamyon", "sövgü" gibi halkın günlük deyimlerini kullanıyordum.



    Şiirim hakkında konuşmayı sevmiyorum. Bugün bir takım tatsız tuzsuz şairler saatlerce şiirlerini anlatmaya çalışıyorlar.



    Ben bir olaydan, sözcükten yola çıkarak şiir yazıyorum.

    Şiirim genelde tek bir konu içermez.



    Hikaye şiirinin öyküsü şöyledir: Şiir benim daima kafamda uzun süre içide yaşayarak oluşur. Ama Hikaye şiirim birdenbire yazılmıştır. Anadolu'da bir yerdeyiz. Okul eve yakın, bitişik. Eşim Süreyya bir çocuk doğurdu, Ali denen çocuğu. Süreyya okuldan gelir terli terli emzirirdi Ali'yi. Yoksulduk, parasızdık. Süreyyayla bir konuda tartıştık. Sonra o okula dersine gitti. Tarih öğretmeniydi. Ben okuldan bazı belgeleri temize çekmek için getirdiğim ödünç daktiloyla oturdum bu şiiri yazdım. Öyle daktiloya takılı kalmış.
    Hep aslında sahip olduğum şeye "değilim", olan şeye "yoktur" diye yazmışım aslında. Benim doğduğum köyler Türkiye'nin en güzel ceviz ağaçlarını olduğu yerdi, ceviz tarlaları içinde doğdum desem yeridir. Gülmesini de bilen insanların arasında yaşadım.

    Ama gerçekten de dudaklarım hep çatlak çatlaktır. Hep krem almışımdır ömrüm boyunca!

    Güneş Müftüoğlu
    (Cahit Külebi ile yaptığı konuşma - 1995)

    HİKÂYE
    Senin dudakların pembe Ellerin beyaz, Al tut ellerimi bebek Tut biraz! Benim doğduğum köylerde Ceviz ağaçları yoktu, Ben bu yüzden serinliğe hasretim Okşa biraz! Benim doğduğum köylerde Buğday tarlaları yoktu, Dağıt saçlarını bebek Savur biraz! Benim doğduğum köyleri Akşamları eşkıyalar basardı. Ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem Konuş biraz! Benim doğduğum köylerde Kuzey rüzgârları eserdi, Ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır Öp biraz! Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin! Benim doğduğum köyler de güzeldi, Sen de anlat doğduğun yerleri, Anlat biraz!
    
    
  • Âşık Veysel Anısına Düzenlenen Halk Ozanları Şiir Yarışması

    Ekleyen: Sadık Doğan →
    HACI BEKTAŞ VELİ KÜLTÜR DERNEĞİNCE 22-23 HAZİRAN GÜNLERİNDE YAPILACAK OLAN 4.HALK OZANLARI HACIBEKTAŞ BULUŞMASI ÇERÇEVESİNDE ÂŞIK VEYSEL ANISINA DÜZENLENEN HALK OZANLARI ŞİİR YARIŞMASI
    Âşık Veysel Anısına Düzenlenen Halk Ozanları Şiir Yarışması

    YARIŞMA KONULARI
    1. Laik çağdaş bilimden yana olan duygu ve düşüncelerimizi, halkçı bir yorumla, sevgi hoşgörü, barış ve kardeşlik duyguları ile de bütünleştirerek Aşık Veysel çizgisi içerisinde dile getirebilme;
    2. Farklılıklarımızı zenginliğimiz bilip, ayrımcılık yapmadan kültürler ve de inançlar arası  karşılıklı saygı ve sevgi duygularını öne çıkarabilme;
    3. Daha çok özgürlük ve de daha çok demokrasi çabalarına katkı sunabilme;
    4. Cumhuriyet ve de kazanmalarını, Anadolu insanının yaşam biçimi ve inancı ile birlikte ele alıp, Hacı Bektaş Veli, Atatürk, Aşık Veysel düşüncesi ile de harmanlayarak topluma sunabilme.

    AMAÇ
    Bu yarışma 1973 yılında Hakk’a yürümesinin 40. yılı vesilesiyle Aşık Veysel’in anısına adanmıştır. Yukarıda belirtilen yarışma konusuna uygun olarak yeni ve de kalıcı şiir ve deyişlerin ortaya çıkarılması: birlik ve beraberlik duygularını geliştirme, çağdaş hayata, barışa ve kardeşliğe; sevgi ve de hoşgörüye, demokrasi ve laik anlayışa, ulusal değerlere sahip çıkabilme bilinci kazandırmak yarışmanın amacıdır.
    KAPSAM
    1. Halk şiri dalında yapılacaktır.
    Bu yarışmaya: halk şiiri tarzında şiir yazan bütün âşık ve halk ozanlar katılabilecektir. Yarışmaya katılacak âşık ve ozanların halk şairi olarak bilinir olması ve de o gelenekten gelmeleri gereklidir. Serbest tarzda şiir yazan ve şair olarak tanınanların şiirleri yarışma dışı sayılır.
    Yarışmaya 18 yaş üstü ozanlar katılır.
    KATILMA ŞARTLARI
    1. Her âşık yarışmaya en fazla 3(üç) şiirle katılabilir.
    2. Şiirler: A4 kağıdın ön yüzüne el yazısı, daktilo veya bilgisayar çıktısı olarak yazılmalıdır.
    3. Şiirler: semai, koşma veya divan tarzında olacaktır.
    4. Şiirler: en az 5, en çok 12 dörtlük olacaktır.
    5. Şiirin bulunduğu kağıda âşığın adı, adresi yazılmayacak. Beş harften meydana gelen bir rumuz yazılacaktır.
    6. Yarışmacı bir sayfayı geçmeyen biyografilerini yazarak, altına ad-soyad, telefon, faks ve varsa e-maillerini de koyarak bu sayfanın altını imzalayarak ayrı bir zarfa yerleştirecek. Zarfın üzerine sadece rumuz yazılarak “biyografi” ifadesi konarak zarfın ağzını kapatacaktır.
    7. Şiirdeki mahlas kısmı …….(boş) bırakılacaktır.
    8. Yedi nüsha çoğaltılmış şiirler, ayrı bir zarfa konacak. Bu zarfın üstüne rumuz yazılacak ve “şiirler” ifadesi konup, zarfın ağzı kapatılacaktır.
    9. İçinde biyografinin ve adresin bulunduğu zarf ile şiirlerin bulunduğu zarf, ikisi birlikte daha büyük başka bir zarfın içerisine konarak postaya, APS’ye veya kargoya verilecektir.
    10. Gönderilecek olan ve şiirler ile biyografinin bulunduğu zarf; “Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği / Çarşı İçi. Velbert Caddesi. Hacı Bektaş / NEVŞEHİR” adresine APS, Kargo veya garantili posta ile gönderilecektir.
    11. Alıntı eser olduğu anlaşılan çalışmalar, yarışma dışı bırakılır…

    TARİH
    Şiirlerin son gönderme tarihi 20 Mayıs  2013 günüdür. Bu tarihten sonra postaya verilen şiirler değerlendirmeye alınmayacaktır. Değerlendirmeler 7 Haziran 2013 tarihine kadar sonlandırılacak, yarışmada derece alan ve mansiyon kazananlar kamuoyuna internet ve basın kanalıyla duyurulacaktır.
    ÖDÜLLER
    Değerlendirme sonunda;
    Birinci, İkinci, Üçüncü olanlar tespit edilecek, ayrıca üç de mansiyon verilecektir.
    Derece kazananlar ile mansiyona lâyık görülenler; miktarı daha sonra ilân edilecek para ödülü, plaket ve başarı belgesi verilecektir.
    DAVET
    Birinci, ikinci, üçüncü olanlar ile mansiyon kazananlar 22-23 Haziran 2013 tarihleri içinde yapılacak olan halk ozanları buluşması etkinliğine davet edilecek, şenlik programlarına alınacaktır. Program içerisinde düzenlenen törenle ödülleri kendilerine elden verilecektir.
     JÜRİ ÜYELERi
    -Prof. Dr. Hayrettin İVGİN (eğitimci yazar)
    -Doç. Dr. Gıyasettin AYTAŞ (Gazi Üni. Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Arşt. Merk. müdür yardımcısı)
    -Piri ER
    -Dr. Metin TURAN (Araştırmacı Yazar)
    -Ayten KAPLAN (Hacettepe üni. Ankara devlet konsevatuarı)

    KABUL ŞARTI
    Yarışmaya katılanlar: bu şartnâmedeki hükümleri aynen kabul etmiş sayılır.
    İRTİBAT
    Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği - Çarşı İçi Velbert Caddesi Hacıbektaş / NEVŞEHİR
    Tel: 0 384 441 21 79
    GSM: 0533 342 90 13
    0505 719 27 59
    E- Posta: hacibektas@hacibektasdernegi.com

    Kaynak:www.hacibektasdernegi.com
  • CAHİT KÜLEBİ MEMLEKETİMİZE BAKIŞ ŞİİR YARIŞMASI 2013

    Ekleyen: Sadık Doğan →
    Niksar Belediyesi-İLESAM -Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği işbirliği ile 2013 yılında Türk Edebiyatı’nın mümtaz şairlerinden Cahit KÜLEBİ anısına IV. Cahit KÜLEBİ, Memleketimize Bakış Şiir Yarışması” düzenlenmiştir.
    CAHİT KÜLEBİ MEMLEKETİMİZE BAKIŞ ŞİİR YARIŞMASI 2013

    ÖDÜLLER:
    Birinci:2000 TL
    İkinci:1500 TL
    Üçüncü:I000 TL
    (3 kişiye ):Jüri Niksar Özel Ödülü 

    YARIŞMA ŞARTNAMESİ:
    1. Yarışmanın konusu, ”Cahit KÜLEBİ’nin şiirlerinin ışığında Memleket Sevgisidir.
    2. Yarışmacılar en fazla iki şiirle katılabilirler.
    3.Daha önce bu alanda yapılan 1.2.3.yarışmada dereceye girerek ödül alanlar bu yarışmaya katılamazlar.
    4.Gönderilen şiirler daha önce hiçbir yarışmaya katılmamış ve yayınlanmamış olmalıdır.
    4. Şiirler bilgisayar çıktısı ile ikişer nüsha halinde,  altına rumuz yazılarak ayrı bir zarfa konulacaktır. Yarışmacının kısa biyografisi, adresi, telefon ve varsa elektronik posta adresi yazılarak ayrı bir zarfa konulacaktır. İki zarf daha büyük bir zarfa konulup üzerine rumuz da yazılarak gönderilecektir.
    5. Eserler elden veya posta, kargo ile Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği Posta Kutusu:6 TOKAT adresine gönderilecektir(.Elden teslim için Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği GOP Bulvarı Bulvar İş Hanı No:198 Kat:2 TOKAT)
    6. Yarışmaya son katılım tarihi 10 Mayıs 2013’dür.
    7. Yarışma sonucu 31 Mayıs 2013 tarihinde basında, ilgili kurum ve kuruluşların internet sitelerinde ilan edilecektir.
    8. Ödül töreni 22-23 Haziran 2013 tarihinde Niksar’da düzenlenecek olan “Niksar’ın Fidanları Kültür Sanat Etkinliklerinde” verilecektir.


    JÜRİ:

    *Yekta Güngör ÖZDEN-Anayasa Mahkemesi Eski Başkanı-Şair-Yazar
    *Duran YADİGÂR-Niksar Belediye Başkanı
    *Yahya AKENGİN: Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı Başkanı
    *Ali KÜLEBİ: Avrasya Radyo Televizyonu Dış Haberler Direktörü
    *Prof. Dr. Ertuğrul YAMAN: Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi
    *Mehmet Nuri PARMAKSIZ: İLESAM Başkanı
    *Remzi ZENGİN: Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği Başkanı
    *Yüksel ALTUNER- Mali Müşavir-Yazar. İstanbul Niksarlılar Eğitim Geliştirme ve Dayanışma Derneği Başkanı
    *Sebahattin ERDEM-Ankara 5.Aile Mah. Hâkimi-Ankara Niksarlılar Der. Başkanı
    *Müjdat ÖZBAY-Araştırmacı-Yazar
    *Hasan AKAR-İLESAM Tokat İl Temsilcisi

    İletişim:
    Niksar Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü Telefon:0 356 5278151
    Tokat Şairler ve Yazarlar Der. Bşk. Remzi ZENGİN: 0505 2539393
    İLESAM İl Temsilcisi Hasan AKAR: 0533 557 16 54           

    Kaynak:   http://www.tosayad.org