• Geçer - Neyzen Tevfik

    Editör: Sadık Doğan
    Tarih: 28 Ekim 2012 Pazar
    Izdırabın sonu yok sanma, bu alem de geçer, 
    Ömr-i fani gibidir, gün de geçer, dem de geçer, 
    Gam karar eyliyemez hande-i hurrem de geçer, 
    Devr-i şadi de geçer, gussa-i matem de geçer, 
    Gece gündüz yok olur, an-ı dem adem de geçer, 

    Bu tecelli-i hayat aşk ile büktü belimi, 
    Çağlıyan göz yaşı mı, yoksa ki hicran seli mi? 
    İnleyen saz-ı kazanın acaba bam teli mi? 
    Çevrilir dest-i kaderle bu şu'unun fili mi, 
    Ney susar, mey dökülür, gulgule-i Cem de geçer, 

    İbret aldın, okudunsa şu yaman dünyadan, 
    Nefsini kurtara gör masyad-ı mafihadan. 
    Niyyet-i hilkatı bul aşk-ı cihan aradan, 
    Önü yoktan, sonu boktan, bu kuru da'vadan 
    Utanır gayret-i gufranla cehennem de geçer. 

    Ne şeriat, ne tarikat, ne hakikat, ne türe, 
    Süremez hükmünü bunlar yaşadıkça bu küre 
    Cahilin korku kokan defterini Tanrı düre! 
    Ma'rifet mahkemesinde verilen hükme göre, 
    Cennet iflas eder, efsane-i Adem de geçer. 

    Serseri Neyzen'in aşkınla kulak ver sözüne, 
    Girmemiştir bu avalim, bu bedyi' gözüne. 
    Cehlinin kudreti baktırmadı kendi özüne. 
    Pir olur sakiy-i gül çehre bakılmaz yüzüne, 
    Hak olur pir-i mugan, sohbet-i hemdem de geçer.

    Hayatı(1879-1953)
    Geçer -  Neyzen Tevfik24 Mart 1879'da Bodrum'da doğdu, 28 Ocak 1953 'de İstanbul'da öldü. Babasının görevleri bulunduğu Urla kasabasında amatör bir neyzenden nota ve usul bilgileri öğrenerek başladığı ney çalışmalarını kendi kendine ilerletti. İzmir İdadisi'ne girdiyse de bitirmeden ayrıldı. Bu arada gene kendi kendine Farsça öğrendi. İzmir Mevlevihanesi'ne girdi. Daha sonra İstanbul'a yerleşerek Galata ve Kasımpaşa Mevlevihanelerine devam etti. 1902'de Bektaşi tarikatından nasip alarak Bektaşi dervişi oldu. Bir yandan da şiirle ilgileniyordu. Eşref'le ve Mehmet Akif'le tanıştı ve şiir konusunda her ikisinden de etkilendi. 1908'den sonra bir süre Mısır'da bulundu 1913'te İstanbul'a döndü. 

    Neyzen Tevfik genellikle toplum kurallarına uymadan yaşamını sürdürmüştür. Sazını bir geçim kapısı haline geçirmemek için direnmiş, yalnızca içinden geldiği zaman ney üflemiştir. Neyzenliğini geliştirmek kaygısı duymamış, sanat değeri kalıcı bir müzikçi olmak için uğraşmamıştır. Neydeki başlıca ustalığı sazı iyi üflemesiydi. Belirli müzik kurallarının dışına çıkar, ama hep duyarak çalar ve dinleyenleri etkilerdi. Kendi açıklamasına göre yüze yakın plak doldurmuştur. 

    Neyzenliğinin yanı sıra adını yergi ve taşlamaları ile de duyurmuştur. Kimi eleştirmenleri göre bu türün Nef'î ve Eşref'ten sonra üçüncü önemli temsilcisi sayılır. Ününün yaygınlaşmasında halk tarafından çok sevilmesinin de çok büyük payı vardır. Ancak oldukça eski bir dil kullanması nedeniyle güç anlaşılan ve biçimsel açıdan yetersiz kalan bu şiirleri pek kalıcı olmamıştır. Yergilerini genellikle siyasal ve dinsel baskıya, çıkarcılığa yöneltmiş, toplumdaki tüm haksızlıkları çekinmeden dile getirmiştir.
  • İlk Yorumu Siz Yapın " Geçer - Neyzen Tevfik "