şiirler

Son İçerikler

edebiyat haberleri

şiir yarışmaları

etkinlik

edebiyat dergileri

kitap

röportaj

biyografi

Listeler

Son İçerikler

  • Wallace Stevens Seçme Şiirleriyle Yıllar Sonra Türkçede!

    Ekleyen: Sadık Doğan → 14 Haziran 2017 Çarşamba

    Bir Karakuşa Bakmanın On Üç Yolu, 
    Wallace Stevens
    Çeviri: Gökçenur Ç.,
    Yitik Ülke Yayınları, Haziran 2017, 318 sf
    Bir Karakuşa Bakmanın On Üç Yolu

    Dünyanın en büyük, en önemli şairlerinden Wallace Stevens, Gökçenur Ç.'nin uzun yıllar süren emeği ve özenli çevirisiyle Türkçede hayat buldu. Wallace Stevens'ın seçme şiirleri “Bir Karakuşa Bakmanın On Üç Yolu” adlı kitapta bir araya geldi ve kitap Yitik Ülke Yayınları'nca yayımlandı. 1879'da doğan ve 1955'te aramızdan ayrılan şair, imgeci şiirin en başarılı temsilcilerinden biri. Stevens, yazdıkları pek çok dile çevrilen, geniş okur kesimlerine ulaşan önemli bir isim. Onun kendine has üslubu ve güçlü anlatımı şiirlerindeki özgünlükle buluşunca ortaya muhteşem bir şiir dünyası çıkıyor. Türk şiir okurunun beğenisine sunulan “Bir Karakuşa Bakmanın On Üç Yolu”, şairin tüm şiirlerinden özel bir seçkiyi barındırıyor. Stevens, dünyaca ününe rağmen ülkemizde yeni tanınan kült şairlerden. Şiir yazan, şiiri araştıran, şiir üzerine düşünen herkesin okuması gereken bir toplam “Bir Karakuşa Bakmanın On Üç Yolu”. 

    Kitaba bir önsöz yazan usta kalem Enis Batur, şunları dile getiriyor: “Wallace Stevens, hem şiirinde, hem şair kimliğiyle yaşamında gizlenmeyi seçmişti, onca giz bundan. Gökçenur Ç, şiirlerini Türkçeye taşırken müthiş iş çıkarmış: Kendi şiirsel edâsını çevirdiklerinin arasına saklamayı bilmiş: O, Can Yücelcesiyle: Bir Türkçe söyleyen.”

    “Bir Karakuşa Bakmanın On Üç Yolu”, içindeki gizle, şiir pratiği üzerine sıkı bir kılavuz kitap. Tüm şiir okurlarına ısrarla önerilir. 

    WALLECE STEVENS  KİMDİR? (1879-1955)

    ABD’li şair. İmgeci şiirin en başarılı temsilcilerindendir.

    2 Ekim 1879’da Pennsylvania Eyaleti’nde Rea-ding’da doğdu, 2 Ağustos 1955’te Connecticut Eyale-ti’nde Hartford’da öldü. Ortaöğrenimini doğduğu kentte tamamladı. 1897’de girdiği Harvard Üniversitesinde İngiliz Edebiyatı okudu. 1900’de New York Hukuk Okulu’na girdi. 1904’te mezun olduktan sonra New York’ta avukatlık etmeye başladı. Bu süre içinde W.C.Williams, e.e.Cummings ve M.Moo-re gibi kendi kuşağından yenilikçi şairlerle dost oldu. İlk şiiri 1914’te Poetry dergisinde yayımlandı. Stevens 1916’da Hartford’da bir sigorta şirketinde çalışmaya başladı. 1934’te şirketin genel müdür yardımcılığına yükseldi ve ölümüne değin aynı işi sürdürdü.

    Ülke Ülke Dünya Şiiri Antolojisinde(milliyet Yayınları Nisan 1979) “Stevens’in yaratıcılığında akıl ile hayalgücünün birbirini beslediği, bu güçlü bireşimin gerçekliğin dağınık ayrıntılarına bir düzen verme çabasında olduğu görülür”denmekte.

    Adını “Poetrey” dergisinde duyuran Stevens “Harmonium” adlı ilk şiir kitabını kırk üç yaşındayken yayınlamıştır.

    Stevens’in şiirlerinin gerek başlıkları, gerek imgeleri  yabancıl bir dünyayı çağrıştırsalar da, şairin çıkış noktası genellikle gerçek yaşantılardır. Stevens’e göre bir sanat yapıtının başarılı olabilmesi için hayalgücü ile gerçeklik arasında tam bir denge sağlaması gerekir.

    BAŞLICA YAPITLARI 
     Şiir: Harmonium, 1923; Ideas of Oder, 1935, (“Düzen Düşünceleri”); The Man with the Blue Guitar, 1937, (“Mavi Gitarlı Adam”); Parts of a World, 1942, (“Bir Dünyanın Parçaları”); Notes Toward a Supreme Fiction, 1942, (“En Yüksek Kurgu Yolunda Notlar”); Esthetique du Mal, 1944, (“Kötülük Estetiği”); Transport to Summer, 1947, (“Yaza Geçiş”); A Primitive Like an Orb, 1948, (“Küre Gibi Bir İlkel”); The Auroras of Autumn, 1950, (“Güzün Şafak Yıldızları”); Collected Poems, 1954, (“Toplu Şiirler”). 

    Deneme: The Necessary Angel: Essays on Realty and the Imagination, 1951, (“Zorunlu Melek: Gerçeklik ve Düş Gücü Üzerine Denemeler”). 

  • Yaşar Nabi Nayır 2017 Gençlik Ödülleri Sonuçları

    Ekleyen: Sadık Doğan →
    Varlık dergisinin yayına başladığı 1933 yılından bugüne kadar sürdürdüğü Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri sahiplerini buldu. Bu yıl şiir dalında Devrim Horlu, öykü dalında ise Pelin Kıvrak ödüle değer görüldü.
    2017 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri

    Şiir dalında ön elemeden geçirilerek seçici kurula sunulan dosyalar Beyza Okumuş, Özcan Taluy Koç, Zeliha Cenkci, Bilal Çakıl, Yunus Karakoyun, Zülal Demir, Hakan Unutmaz, Öztekin Düzgün, Remzi Baysal, Roman Karavadi, İsmail Sertaç Yılmaz, Muhittin Çoğala, Yasemin Orhun, İrem Yıldırım, Hakan Yirik, Beytullah Kılıç, Devrim Horlu, Armağan Can, Cahit Ortanca, Can Acer, Hüseyin Kara, Adem Göktaş, Fahri Alpyürür, Fahri Küçük, İmran Aydın Tali, Mustafa Güleç, Muhammet Oğuz, Yasin Gedik, Neda Olsoy, Anıl Can Uğuz, İlona Küçükreisyan, Ozan Baygın, Cemre Serhat, Alperen Diktaş, Güney Güneri, Onur Koca, İlayda Vurdum imzalarını taşıyordu.
    Zeynep Uzunbay, Abdülkadir Budak, Metin Cengiz, Salih Bolat, Enver Ercan’dan oluşan şiir seçici kurulu yaptığı değerlendirme sonucu ödülü oybirliğiyle Devrim Horlu’nun “Gölgeler Çürürken” adlı dosyasına verirken; Zülal Demir ve Zeliha Cenkci’nin dosyalarını ‘dikkate değer’ buldu.
    Öykü dalında ön elemeyi geçenler Tufan Baran, Erol Özel, Gözde Şahin, Furkan Uzun, Mehmet Fatih Özbey, Hakan Bahçeci, Vedat Nas, Hüseyin Otur, Sevda Deniz Karali, Ela Kiçik, Umut Durmuşoğlu, Merve Aksoy, Harun Kapan, Ali Yağan, Ata Egemen Çakıl, Tuna Özkurt, Veysel Kobya, Ahmet Aktaş, Serhat Sabri Parlak, Emre Karadağ, Burhan Yeşilyurt, Ömer Erim, Serhat Köroğlu, Pelin Kıvrak, Serhat Kıran, Derya Barış Şen, Atakan Boran, Mürüvet Esra Yıldırım, Ali Yağan, Ferdi Çetin, Erkmen Özbıçakçı, Demet Çaltepe, Metin Çalışkan, Halil Yörükoğlu’nun dosyalarıydı.
    Nursel Duruel, Feyza Hepçilingirler, Hatice Meryem, Mehmet Zaman Saçlıoğlu ve Feridun Andaç’tan oluşan öykü seçici kurulu, ödülü Pelin Kıvrak’ın “Hiçlikte İhtimal Var” adlı dosyasına verirken; Erkmen Özbıçakçı, Halil Yörükoğlu ve Serhat Köroğlu’nun dosyalarını ‘dikkate değer’ buldu.
    Ödül alan ve dikkate değer bulunan isimlerin söyleşi, şiir ve öykülerine Varlık dergisinin Temmuz 2017 sayısında yer verilecek.
    Varlık dergisi ve yayınlarının kurucusu Yaşar Nabi Nayır adına her yıl kuruluş yıldönümü olan Temmuz ayında şiir ve öykü dallarında verilen Gençlik Ödülleri’ne bugüne dek değer görülen isimler:
    Şiir dalında:
    1984: Behçet Aysan, Hüseyin Ferhad, Bedrettin Aykın
    1986: Salih Bolat
    1991: Altay Öktem
    1992: İdris Özyol
    1993: Mesut Adnan
    1994: Tuna Kiremitçi
    1995: Özgür Özmen
    1996: Derya Çolpan
    1997: Selim Temo
    1998: Tarkan Çeper
    1999: Zafer Ekin Karabay, Can Bahadır Yüce
    2000: Özlem Tezcan, Alphan Akgül
    2001: Sinan Oruçoğlu, Mehmet Butakın
    2002: Ali Özgür Özkarcı
    2003: Mehmet Erte, Seyyidhan Kömürcü
    2004: Mehmet Öztek, Alperen Yeşil
    2005: Alper Gencer
    2006: Olcay Özmen
    2007: Yusuf Uğur Uğurel
    2008: Veysi Erdoğan
    2009: A. Barış Ağır
    2010: Halil İbrahim Polat
    2011: Taner Cindoruk
    2012: Harun Atak
    2013: Serap Aslı Araklı
    2014: Miray Çakıroğlu
    2015: Mehmet Karaca
    2016: Mehmet Özkan Şüküran
    2017: Devrim Horlu
    Öykü dalında:
    1987: Cemil Kavukçu
    1991: Sibel Türkmenoğlu
    1992: Semra Topal
    1993: Ülkü Çadırcı
    1994: Doğan Yarıcı
    1995: Nurdan Beşergil, Sema Kaygusuz
    1996: Müge İplikçi
    1997: Akın Sevinç
    1998: Karin Karakaşlı
    1999: Murat Saraçoğlu
    2000: Elif Çınar
    2001: Abdullah Mollaoğlu
    2002: Canan Akalan
    2003: Hakan Ergül
    2004: Temel Karataş
    2005: Mehmet Erkan
    2006: Gülçin Karaş
    2007: Birgül Oğuz
    2008: Burak Evren
    2009: Aslı Akarsakarya
    2010: Pelin Buzluk
    2011: M. Özgür Mutlu
    2012: Gökçe Parlakyıldız
    2013: Şengül Can
    2014: Nurullah Kuzu
    2015: Arzu Uçar
    2016: Gamze Arslan
    2017: Pelin Kıvrak
  • 21. Ali Rıza Ertan Şiir Yarışması’nın Kazananları belli oldu

    Ekleyen: Sadık Doğan → 12 Haziran 2017 Pazartesi
    Bu yıl 21’incisi düzenlenen yarışmanın ödül töreni ünlü şairin Buca Eğitim Fakültesi’ndeki büstü önünde yapıldı. Törene Ali Rıza Ertan’nın eşi Nurhan Ertan ve çocukları da katıldı. 
    21. Ali Rıza Ertan Şiir Yarışması’nda ödüller verildi

    Türkiye’nin dört bir yanından yüzlerce şairin katıldığı yarışmada birincilik ödülünü Batman’dan ‘Mor Çarşaflar Sanatı’ dosyasıyla katılan İdriz Sezgin kazanırken, başarı ödülünü de İzmir’den ‘Deligamlı’ dosyasıyla katılan Neda Olsay elde etti.

    Buca Belediyesi’nin, henüz 35 yaşında iken 1979 yılında hayatını kaybeden Bucalı şair Ali Rıza Ertan anısına bu yıl 21’ncisini düzenlediği şiir yarışması sonuçlandı. Yarışmanın ödül töreni şairin Buca Eğitim Fakültesi’ndeki büstü önünde yapıldı. Törene Ali Rıza Ertan’ın eşi Nurhan Ertan, çocukları ile çok sayıda şair yazar ve davetli katıldı. 


    Tören, Ali Rıza Ertan şiir yarışmasında geçen yıl birincilik elde eden şair Vedat Araz’ın okuduğu şiirle başladı. Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina’nın Türk şiirine büyük eserler bırakmış Bucalı bir şaire ev sahipliği yapmaktan gurur duyduklarını belirterek başladığı konuşmasında, sanatın önemini ve birleştirici gücünü vurguladı.



    Başkan Piriştina konuşmasına, “En önemli ihtiyacımız, belkide sorunları çözmekte bizim işimizi kolaylaştıracak şey sanatla kurduğumuz bağ olacaktır. O yüzden sanata inanmış sanatçıya güvenmiş ve destek vermiş tüm dostlara ve böyle önemli sanatçı dostların aradan yıllar geçse bile unutulmadığını, kalplerde yaşadığını gösteren siz değerli hemşehrilerime hem teşekkür ediyorum, hem de sanattan kopmayın, sanatla kalın diyorum” sözleriyle son verdi.



    Konuşmaların ardından şiir yarışmasının sonuçları açıklandı. Türkiye’nin dört bir yanından yüzlerce eserin katıldığı, jüri üyeliğini Ahmet Günbaş, Halim Yazıcı, Hidayet Karakuş, M. Kadri Sümer ve Hüseyin Yurttaş’ın yaptığı yarışmada birincilik ödülü Batman’dan ’Mor Çarşaflar Sanatı’ dosyasıyla katılan İdriz Sezgin’in oldu. Sezgin ödülünü Başkan Piriştina’nın elinden aldı. Yarışmada başarı ödülünü ise “Deligamlı” dosyasıyla Neda Olsay kazandı. 

    Ödül töreninin ardından tüm davetliler Bucalı büyük şair Ali Rıza Ertan’ın büstüne kırmızı karanfil bıraktı.
  • Attilâ İlhan Şiir Ödülü 2017 AslIhan Tüylüoğlu'nun

    Ekleyen: Sadık Doğan → 11 Haziran 2017 Pazar
    2017 Attilâ İlhan Şiir Ödülü Aslıhan Tüylüoğlu'na Verildi


    2017 Attilâ İlhan Şiir Ödülü Aslıhan Tüylüoğlu'nun

    2017 Attilâ İlhan Şiir Ödülü, Aslıhan Tüylüoğlu'nun "Gölge, Günah ve Kedi" adlı dosyasına verildi. 

    Ataol Behramoğlu, Hüseyin Yurttaş, Hidayet Karakuş, Ünal Ersözlü, Tuğrul Keskin ve (Attilâ İlhan’ın ailesi adına) Kerem Alışık’tan oluşan seçici kurul Aslıhan Tüylüoğlu'nun "Gölge, Günah ve Kedi" adlı dosyasını ödüle değer gördü. 

    Tüylüoğlu'na ödülü, Attilâ İlhan'ın doğum yıldönümü olan 15 Haziran 2017 tarihinde, Karşıyaka Belediyesi’nin Bostanlı, Suat Taşer Sahnesi’nde düzenlenecek bir törenle sunulacak. 

    Ödül kazanan "Gölge, Günah ve Kedi" adlı dosya, Karşıyaka Belediyesi tarafından kitaplaştırılarak -1000 (Bin) adet- ödül töreninde izleyicilere ücretsiz olarak dağıtılacak. 
  • Küçük İskender'in 3 yeni Şiir Kitabı Can Yayınlarından Çıktı

    Ekleyen: Sadık Doğan → 9 Haziran 2017 Cuma
    Günümüz Türk şiirin en önemli temsilcilerinden küçük İskender'in son şiir kitabı Ölen Sevgilimin Şiir Defteri Can Yayınları tarafından yayımlandı. 

    “Yaşarken kimse kimseye benzemez
    Ölünce herkes birbirinin aynı”
    küçük iskender şiir kitabı
    şiir kitabı

    Şairin 2017 Behçet Necatigil Şiir Ödülü'nü alan Mayıs Giremez adlı kitabı ve The God Jr adlı şiir kitabı da yeni baskılarıyla Can Yayınları tarafından yeniden okurlara sunulmaktadır. 

    Bu üç kitap ile küçük İskender Türk şiirindeki yerini bir kez daha sağlamlaştırıyor. 


    ÖLEN SEVGİLİMİN ŞİİR DEFTERİ / küçük İskender  

    Tür: Şiir
    Sayfa sayısı: 91
    Liste Fiyatı: 10,5  TL
    Yayın tarihi: 1 Haziran 2017

    MAYIS GİREMEZ / küçük İskender  

    Tür: Şiir
    Sayfa sayısı: 131
    Liste Fiyatı: 12TL
    Yayın tarihi: 1 Haziran 2017

    THE GOD JR / küçük İskender  

    Tür: Şiir
    Sayfa sayısı: 131 
    Liste Fiyatı: 13 TL
    Yayın tarihi: 1 Haziran 2017



    KÜÇÜK İSKENDER

    Küçük İskender mahlasıyla tanınan Derman İskender Över, 28 Mayıs 1964 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Kabataş Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne girdi ve beş yıl eğitim gördü. Kendi arzusuyla bıraktığı tıp eğitimini takiben İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’ne de üç yıl devam etti. 

    Şiir, özgür metin, günlük, roman, inceleme, deneme, derleme, antoloji, tekst, senaryo türlerinde ürünler yayımladı. Kimi batı ülkelerinde çıkan antolojilerde şiirleri basıldı. 

    2000 yılında İtalya’da düzenlenen Avrupalı Genç Şairler Yarışması’nda (La Giovane Poesia D’europa Nel 1999) adı önerildi; burada ilk ona girdi ve diğer şairlerle birlikte bir kitaba alındı. 2000 yılında Orhon Murat Arıburnu, 2006 yılında Melih Cevdet Anday şiir ödüllerini kazandı. 2014’te Erdal Öz Edebiyat Ödülü’nü aldı. 

    Avrupa’da, ABD’de şiir okumalarına, panellere, sempozyumlara katıldı. Ayrıca Kürtçe ve Almanca basılmış kitapları vardır. Türkiye’de yirmi yılı aşkın süredir şiir performansları yaparak genç şairlerle, müzisyenlerle sahne paylaştı. 

    İçlerinde Ağır Roman ve O Şimdi Asker’in de bulunduğu beş filmde rol alarak sinema tutkusunu gizlemedi.

    KÜÇÜK İSKENDER'İN CAN YAYINLARINDAN ÇIKAN KİTAPLARI


    Mayıs Giremez
    Mayıs Giremez
    Ölen Sevgilimin Şiir Defteri



    Ölen Sevgilimin Şiir Defteri
    The God Jr
    The God Jr
    Waliz Bir
    Waliz Bir
    Her Şey Ayrı Yazılır
    Her Şey Ayrı Yazılır

  • Ekmek ve Gül - James Oppenheım

    Ekleyen: Sadık Doğan → 27 Mayıs 2017 Cumartesi
    Ekmek ve Gül - James Oppenheım

    Ekmek ve Gül

    Yürüyoruz yürüyoruz, günün aydınlığında
    Donuk fabrika bacalarına, yoksul mutfaklara
    Çarpıyor sesimiz ve birden parlayan
    Bir ışık gibi ulaşıyor insanlara
    'Ekmek ve gül! Ekmek ve gül! '
    Yürüyoruz yürüyoruz, erkekler için de yürüyoruz
    Çünkü hâlâ bizim oğullarımızdır onlar
    Ve biz hâlâ analık ederiz onlara
    En zorlu iş, en ağır emek
    Ve çalışmak doğuştan mezara dek
    Ve böyle sürüp gitsin istemiyoruz
    Yaşamak için ekmek
    Ruhumuz için gül istiyoruz!
    Yürüyoruz yürüyoruz kol kola
    Saflarımızda ölüp gitmiş arkadaşlarımız
    Ve türkümüzde onların kederli 'Ekmek! ' çığlıkları
    Çünkü bir köle gibi çalıştırıldı onlar
    Sanattan, güzellikten, sevgiden yoksun
    Biz de bugün hâlâ onların özlemini haykırıyoruz
    İş ve ekmek istiyoruz
    Ama gül de istiyoruz
    Yürüyoruz yürüyoruz, yan yana, güzel günler adına
    Kadınız, insanız, insanlığı ayağa kaldırıyoruz
    Paydos bundan böyle köleliğe, aylaklığa
    Herkes çalışsın, bölüşülsün kardeşçe, yaşamın sundukları
    İşte bunun için yükseliyor yüreklerimizden
    Bu ekmek ve gül türküleri
    Ve yineliyoruz hep bir ağızdan
    'Ekmek ve gül! Ekmek ve gül! '
    James OPPENHEIM Çeviri: Metin DEMİRTAŞ
  • Vaiz Sokağı Numara 70 - Turgut Uyar

    Ekleyen: Sadık Doğan → 20 Mart 2017 Pazartesi

    VAİZ SOKAĞI NUMARA 70

    Ben sana kürk alamam doğrusu
    Güzel bileklerine bilezik alamam
    Bir kap yemek, bir elbise
    Öyle bir tad var ki fakirliğimizde
    Başka hiçbir şeyde bulamam..


    Sokağımız arnavut kaldırımı,
    Evimiz ahşap iki oda.
    Daha iyisi de olabiridi ya,
    Şükür buna da.


    – Ama Hamdi beylerin..
    – Hamdi beylere bakma sen,
    Tencere maltızda, fasulye tencerede
    Çocuklar kapının önünde oynuyor mu?
    Ona bak sen..


    – Perdemiz kadife olmalıydı..
    – Basma da güzel olur, sevince.
    Biliyorsun ancak boğazımıza,
    Olmuyor ha deyince.


    – Kimbilir bir gün belki..
    Adam sen de, aldırma,
    Bunlar düşünmeye değmez
    Hem hayat dediğin ne ki?..

    Vaiz Sokağı Numara 70 - Turgut Uyar

    Turgut Uyar
  • Çanakkale Şehitlerine - Mehmet Akif Ersoy

    Ekleyen: Sadık Doğan →
    ÇANAKKALE  ŞEHİTLERİNE
    Çanakkale Şehitlerine - Mehmet Akif Ersoy
    Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
    En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,
    -Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya-
    Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
    Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
    Nerde -gösterdiği vahşetle- "bu: bir Avrupalı! "
    Dedirir -yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
    Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!

    Eski Dünyâ, Yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
    Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer. (1)
    Yedi iklîmi cihânın duruyor karşına da, (2)
    Ostralya'yla berâber bakıyorsun: Kanada!
    Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
    Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
    Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
    Hani, tâ'ûna da züldür bu rezîl istîlâ!
    Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asîl,
    Ne kadar gözdesi mevcûd ise, hakkıyle sefîl,
    Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
    Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
    Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
    Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
    Sonra mel'undaki tahrîbe müvekkel esbâb,
    Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

    Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
    Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
    Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
    Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
    Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
    Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
    Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
    O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
    Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
    Boşanır sırtlara, vâdîlere, sağnak sağnak.
    Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
    Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
    Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,
    Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre.
    Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermîler...
    Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!
    Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
    Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat îman?
    Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
    Çünkü te'sis-i İlâhî o metîn istihkâm.

    Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,
    Beşerin azmini tevkîf edemez sun'-i beşer;
    Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi;
    "O benim sun'-i bedî'im, onu çiğnetme" dedi.
    Âsım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
    İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek.

    Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
    O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
    Yaralanmış tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, (3)
    Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!

    Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
    Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
    Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...
    Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
    Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    "Gömelim gel seni târîhe" desem, sığmazsın.
    Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
    Seni ancak ebediyyetler eder istîâb.
    "Bu, taşındır" diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
    Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
    Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
    Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
    Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan, (4)
    Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
    Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,
    Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
    Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
    Gündüzün fecr ile âvîzeni lebriz etsem;
    Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
    Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.

    Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini,
    Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddîn'i,
    Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
    Sen ki, İslâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
    O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
    Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
    Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
    Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...

    Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,
    Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.




    (1) İlk baskılarda:...kum gibi, mahşer mi, hakîkat mahşer.
    (2) İlk baskılarda:...duruyor karşında,
    (3) İlk baskıda: Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
    (4) İlk baskılarda: Ebr-i nîsânı açık...

    Mehmet Akif Ersoy
  • Arkadaş Z. Özger Şiir Ödülü 2017

    Ekleyen: Sadık Doğan → 13 Mart 2017 Pazartesi
    Ö l ü m ü n ü n   44 .  y ı l d ö n ü m ü n d e
    A R K A D A Ş   Z .  Ö Z G E R  Ş İ İ R   Ö D Ü L Ü    2 0 1 7
    A R K A D A Ş   Z .  Ö Z G E R  Ş İ İ R   Ö D Ü L Ü    2 0 1 7


    Arkadaş Z. Özger Şiir Ödülü’nün yirmi ikincisi veriliyor.
    Bugüne kadar şiir kitabı yayımlanmamış şairlerin aday olabilecekleri Ödül için son başvuru tarihi 15 Mart 2017.
    Adayların; kitap bütünlüğü taşıyan, basıma hazır şiirlerinden oluşturacakları, adres, telefon, ve özgeçmişlerini de içeren 6 adet dosyayı; Mayıs Yayınları’nın Sakarya Cad. Özkanlar 35 Apt. A Blok, No: 36 / 20, Manavkuyu, Bayraklı – İzmir adresindeki Ödül sekreterliğine, APS, kargo ya da taahhütlü posta ile göndermeleri veya elden teslim etmeleri gerekiyor.
    Mayıs Yayınları yetkilileri, Ödül alacak dosyayı 2017 yılı içinde, telif karşılığını ödeyerek kitap halinde yayımlayacaklarını açıkladılar.
    Özger’in ölümünün 44. yıldönümünde, 6 Mayıs 2017 tarihinde verilecek Ödülün seçici kurulu Sina Akyol, Orhan Alkaya, Gökhan Arslan, Meryem Coşkunca ve Suat Çelebi’den oluşuyor. 

    A R K A D A Ş   Z .  Ö Z G E R  Ş İ İ R   Ö D Ü L Ü    2 0 1 7

    1996’dan beri düzenlenen ve bugüne kadar Gazanfer Eryüksel-Yücelay Sal (1996), Zeynep Köylü-Hüseyin Peker (1997), Serap Erdoğan-Hüseyin Köse (1998), Kuvvet Yurdakul (1999), Sadık Yaşar (2000), Mehmet Kâzım-Bâki Asiltürk (2001, Bir Şiiri İnceleme), Bahtiyar Kaymak (2002), Nesrin Kültür Kiraz (2003), Ertuğrul Deveci (2004), Cuma Duymaz-Sinan Oruçoğlu (2005), Hayriye Ersöz (2006), Ersun Çıplak (2007, Bir Şiiri İnceleme), Halil İbrahim Özbay (2008) Nurullah Kuzu (2009), Gökhan Arslan (2010), Murat Acar (2012), Şerif Mehmet Uğurlu (2013, Bir Şiiri İnceleme), İrfan Çinar (2014), Monica Papi (2015), Meryem Coşkunca (2016)’ya verilen Arkadaş Z. Özger Şiir Ödülü’nün 2017 programı aşağıda belirtilmiştir.

    Ödüle aday olma koşulları
    Ödüle,bugüne kadar şiir kitabı yayımlanmamış kişiler aday olabilecektir.
    Dosyaların kitap bütünlüğü taşıyan, basıma hazır nitelikteki şiirlerden oluşması gerekir.
    Seçici kurul; birincilik, ikincilik, üçüncülük gibi değerlendirmeler yapmayacak; tek bir Ödül verecektir. (Ödül birden fazla dosya arasında paylaştırılabilir. Jüri Özel Ödülü verilebilir.)
    Ödüle aday olmak isteyenler, özgeçmişlerini de içeren 6 adet dosyayı, adres, email ve telefon numaralarını da belirterek, Mayıs Yayınları’ nın Sakarya Cad. Özkanlar 35 Apt. A Blok, No:36/20, Manavkuyu, Bayraklı-İzmir adresindeki Ödül sekreterliğine, APS, kargo ya da taahhütlü posta ile gönderecek ya da elden teslim edeceklerdir. Ödül için gönderilen dosyalar iade edilmez.
    Ödül için son başvuru tarihi 15 Mart 2017’dir.
    Ödül, Arkadaş Z. Özger’ in ölümünün 44. yıldönümünde, 6 Mayıs 2017Cumartesi günü düzenlenecek bir törenle verilecektir.
    Seçici kurulca Ödüle değer görülen yapıtın yazarı, Arkadaş Z. Özger Şiir Ödülü 2017 Diploması ve Plaketi ile onurlandırılacak; ayrıca dosya kapsamındaki şiirler, Mayıs Yayınları Şiir Dizisi’nden, yıl içinde ve telif karşılığı ödenerek kitap halinde yayımlanacaktır.

    Seçici kurul (abc sırasıyla)

    Sina Akyol, Orhan Alkaya, Gökhan Arslan, Meryem Coşkunca ve Suat Çelebi.
  • Annabel Lee - Edgar Allan Poe

    Ekleyen: Sadık Doğan →
    ANNABEL LEE

    Annabel Lee - Edgar Allan Poe

    Seneler,seneler evveldi;
    Bir deniz ülkesinde
    Yaşayan bir kız vardı,bileceksiniz
    İsmi Annabel Lee;
    Hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
    Sevmekden başka beni.

    O çocuk ben çocuk,memleketimiz
    O deniz ülkesiydi,
    Sevdalı değil karasevdalıydık
    Ben ve Annabel Lee;
    Göklerde uçan melekler bile
    Kıskanırdı bizi.

    Bir gün işte bu yüzden göze geldi,
    O deniz ülkesinde,
    Üşüdü rüzgarından bir bulutun
    Güzelim Annabel Lee;
    Götürdüler el üstünde
    Koyup gittiler beni,
    Mezarı ordadır şimdi,
    O deniz ülkesinde.

    Biz daha bahtiyardık meleklerden
    Onlar kıskandı bizi,_
    Evet!_bu yüzden (şahidimdir herkes
    Ve o deniz ülkesi)
    Bir gece bulutun rüzgarından
    Üşüdü gitti Annabel Lee.

    Sevdadan yana ,kim olursa olsun,
    Yaşça başca ileri
    Geçemezlerdi bizi;
    Ne yedi kat gökdeki melekler,
    Ne deniz dibi cinleri,
    Hiçbiri ayıramaz beni senden
    Güzelim Annabel Lee.

    Ay gelip ışır hayalin eşirir
    Güzelim Annabel Lee;
    Bu yıldızlar gözlerin gibi parlar
    Güzelim Annabel Lee;
    Orda gecelerim,uzanır beklerim
    Sevgilim,sevgilim,hayatım,gelinim
    O azgın sahildeki,
    Yattığın yerde seni .


    Çeviren : Melih Cevdet ANDAY

    Not
    "Annabel Lee", ABD'li şair ve yazar Edgar Allan Poe'nun yazdığı son şiirdir. 1849'da yazılan şiir aynı yıl, Poe'nun ölümünün hemen ardından yayınlanmıştır.
    Poe'nun pek çok şiiri gibi bu şiirin de teması güzel bir kadının ölümüdür. Şiirin anlatıcısı, daha çok gençken Annabel Lee'ye aşık olmuştur. Bu aşk öyle güçlüdür ki melekler bile kıskanır. Annabel Lee öldükten sonra bile anlatıcının aşkı son bulmaz.
    Şiirdeki Annabel Lee'nin ilham kaynağının kim olduğu konusunda çeşitli tartışmalar bulunmaktadır. Pek çok kadının adı geçse de, en makul adaylardan biri Poe'nun eşi Virginia Eliza Clemm Poe'dur.